Menü

Agarta – 28

30 Ocak 2017 - Agarta

Kaynak : Agarta-Yeraltı Devleti, Bilim Araştırma Merkezi
c- ‘Vara’ İsimli Yeraltı Kenti :
Bazen, en büyük gerçekler, ispat edilmediğine inanmalarına rağmen, insanlara, kendi bellek-komozomları (memory-chromomes) kanalıyla ulaşan gerçeklerdir. Çok zaman önce olmuş ya da gelecekte olacak bir şeye inanmaya her zaman hazırız. Sorun, bu gerçeklerin şimdiki zamanın dalga boyu ile temasta bulnmamalarından ibarettir. Böylece, insanlar kendilerinin ve tüm insnlığın kaderine müdahale edebilecek bir yeraltı gizemine inanmaya isteklidirler.
Bir pusulanın üzerindeki ibreyi düşünün : Dünyanın manyetik güçlerinin nerelerde konsantre olduğunu gösterir ve yine de buraları görünürde hiçbir şeyin oluşmadığı yerlerdir.
Böylelikle, düşünebiliriz ki; Agarta ya Kuzey Kutbu’ nda ya da Himalayalar’ ın altındadır. Her halükârda, insanın, yerin altında bulunan insiyasyon merkezleri tahayyül etme eğilimi vardır ve yüksek teknik bilgilere dayalı bir çeşit ışıklandırma sistemi de her zaman buna dahildir.
İran edebiyatından Kralların Kitabı “Şehname” deki bir hikaye, Dünyanın Efendisi olan Tahmuras’ın oğlu Jam ya da Yima’ nın, kendi halkının en safkanlıları ile çevrili olarak “Vara” adı verilen bir yeraltı kalesinde her zaman nasıl yaşadığını tarif eder. Tufan’ ın geleceğini önceden gören tanrı Ahura, Yima’ nın mabed-sığınağının inşa edilmesi hakkında ona en kesin talimatları verdi :
“Vara’yı bir koşu pisti kadar uzun ve genişliği uzunluğuna eşit olarak yap. Oraya, insaların, köpeklerin, kuşların, koyun ve sığırların, büyük ya da küçük bütün hayvan türlerinin temsilcilerini götür..
“Ayrıca, yanına en güzelinden ve en tatlı kokulusundan her çeşit bitkinin örneklerini, bütün meyvaların en lezzetlilerini al. Bunlar Vara’ da kaldıkları sürece hiç ölmeyeceklerdir. Bozuk biçimli ya da kuvvetsiz, kirli ya da kötü hiçbir şey olmasın, yalancı ya da kinci ya da kıskanç hiç kimse olmasın; çürük dişli ya da cüzzamlı hiç kimseyi kabul etme. En üst kısımda dokuz, merkezde altı, en alt kısmda da üç cadde tanzim edilsin. Erkek ve kadın, bin çift en üst kısımda, altıyüz merkezde, üçyüz en altta yaşasın. Işığın gelmesi için Vara’ da bir pencere yapılsın.”
Tradisyonal tarih üzerine yazan Henri Corbin’ in dediğine göre “Vara”nın, kendi kendine “hem yaratılmış, hem de yaratılmamış” ışık saçan kapıları ve pencereleri vardı.

(2)