Menü

Cadılar Toplantısı (Sabbat)

30 Ocak 2017 - Kara Büyü

Cadıların toplantısına ‘Sabbat’ denir. Bazı söylentilere göre iki tür toplantı olurdu:

* Sık sık yinelenen, on iki cadı (esbat) ve liderleri Coven’den (şeytan) oluşan toplam on üç kişilik bir toplantı, ya da kurul.
* Birkaç ya da birçok kurulun bir araya gelmesinden oluşan toplantı (sabbat).
Toplantılar her zaman için dışarıda, ıssız ve sapa yerlerde, çoğunlukla yamaçlarda ya da bir ormandaki açık arazilerde düzenlenirdi. Megalitik anıtların bulunduğu bölgelerde, oraları yeğlediklerine ilişkin kanıtlar vardır. Gerçekte toplanılacak yere varmadan önce bir kavşakta toplanıyor olabilirlerdi. Toplandıkları yerlerin bazıları peri efsaneleriyle bağlantılıdır. Alt şenlikler Ay’ın görünümüne göre belirleniyor olabilirdi. Toplantılar gece yarısı başlar ve sabah horozu ötmeden sona ererdi. Halk inanışlarından bilindiği gibi, periler de cadılar da sabah horozu öttükten sonra görünmez.

Cadılar toplantıya, tüm giysilerini çıkartarak, alından ayak topuklarına kadar, bedenlerinin her yanına özel bir yağdan sürerdi. Bu, yağ (insan yağı tercih edilirdi) ve uyuşturuculardan oluşurdu. Ayrıca, is eklenerek siyahlaştırılabilir ve keçi ya da yarasa kanı eklenirdi. Hatta, öldürülen vaftiz edilmemiş bebeklerin yağlarını ekleyerek kötü bir özellik katılırdı.

Ardından, cadılar süpürgelerine binerek uçup giderlerdi. Teologlar, yataklarını bırakıp, gidip gitmediklerini geniş bir biçimce tartışmıştır. Belki de birçoğu bir tür baygınlık geçirir ve toplantıya gittiklerini düşlerlerdi. Öte yandan diğerlerinin gerçekten de, her biri uyuşturuculara bağlı olarak sarhoş bir durumda toplandıklarına ilişkin hiçbir kuşku yoktur. Levitasyona inananlar, toplantı yerlerine uçarak gittiklerine inanmakta zorluk çekmeyecektir.

Gece toplandıkları için, toplantı yerini bir ateş ve meşaleler aydınlatırdı. Toplantıda siyahlar içerisinde, bazen boynuzlu ve çatal ayaklı bir lider, şeytanın yerine geçerdi. Yoklama yapılırdı. Herkes, bazen ikinci bir yüzün olduğu, şeytanın kaba etlerine ‘utanç öpücüğü’nü kondururdu.

Çalgılar çalınırdı, özellikle keman, gayda ve tef. Hughes, İskoçya’da Yahudi harpının kullanıldığını söyler. Dans edilirdi ve aynı yazar Fransa’dan İtalya’ya getirilen, La Volta’nın sevilen bir şarkı olduğunu söyler. Ayrıca, günümüzde çocukların halka oluşturup dönerek oynadıkları oyunun, hatta valsin, cadılar toplantısındaki danslardan geliştirilmiş olabileceğine ilişkin kanıtlar vardır.Hughes, toplantıda Aşai Rabbani ayininin küfür niteliğindeki bir parodisinin yer aldığını düşünür. Kilisede kutsanan ekmeğin çalındığını ya da o anda dinini reddeden bir rahip varsa, ayinin orada gerçekleştiğini söyler. Cadıların kutsanmış ekmeği şeytanca amaçlar için, küfür niteliğindeki kullanımlarına ilişkin bir çok şey anlatılır. Bazen, Hughes’in anlattığı gibi, bir dilim siyah şalgam kullanarak, yalnızca ekmekle dalga geçilirdi. Bazen de, İsa’nın Duası tersten okunurdu.

Sonunda, şeytanın tüm cadılarla cinsel ilişkiye girmesi beklenirdi. Cadıların hepsi, mahkemelerinde bunun acı verici ve şeytanın bedeninin buz gibi olduğunu söyler. Anlaşılan o ki, yapay yöntemler kullanılırdı. En sonunda, toplantı daha olağan bir eğlence içinde sona ererdi.

Cadılar vaftiz adlarından vazgeçtikleri için birbirlerini özel adlarla ya da lakaplarla tanırlardı.

Bazı yerlerde çok büyük cadı kurulları gerçekleşirdi. Har dağlarında Brocken ya da Blocsburg bu konuda ünlüdür. Almanya’nın 18. yüzyılın ilk dönemlerindeki haritalarında bu yer süpürge üzerine binmiş cad resimleriyle süslenmiştir. Goethe orada gerçekleşen Walpurgis gece şenliklerini anlatır. İsveç’te Blokula, önceden söz edilen bir başka ünlü yerdi. Bu yere ilişkin düzenlenen bir mahkemede anlatıldığına göre, orada cadılar için bir ev yapılmıştır. Bir başka ünlü yer de Puy-de-Dome’dur.

(43)