Menü

Ciritias Diyalogları – 01

30 Ocak 2017 - Ciritias Diyalogları

Platon’un Timaeus ve Critias adlı dialogları Atlantis’in mevcudiyetinden kesin olarak bahsedilen tek yazılı kayıtlardır. Dialoglar Sokrates, Hermo Crates, Timaeus ve Critias arasında geçen konuşmalar şeklindedir. Timaeus ve Critias, Sokrates’in ideal toplumlar hakkında yapmış olduğu bir konuşmaya “hayal ürünü olmayan gerçek bir hikaye” ile katılmaya karar verirler.

Hikaye Platon’un 9000 yıl öncesinde antik Atina ve Atlantis arasındaki savaş hakkındadır. Uzak geçmişe ait bilgiler Platon’un Atina’da yaşadığı zamana kadar unutulmuş, Atlantis’in hikayesi Solon’a Mısır’lı rahipler tarafından aktarılmıştır. Solon hikayeyi Dropes’e yani Ciritias’ın büyük büyük babasına aktarmıştır. Critias hikayeyi kendisiyle aynı ismi taşıyan büyük babasından öğrenmiştir. Aşağıda yazılı olan dialoglar Platon tarafından aşağı yukarı M.Ö. 360 yılında yazılmış ve ingilizceye tercüme edilmiştir

NOT: (BENJAMİN JOWET’TİN NOTU) : Dialogların sayfaları ve paragrafları arasındaki kurgu tarafından yaratılmıştır. Bunlar kasten uzun geçmişe bağlı kısaltmalar yapılması ve bilgisayar ekranında okunmasını kolaylaştırmak amacı ile gerçekleştirilmiştir.

TİMAEUS

Timaeus, Atlantis’e ait hikayeyi özetleyerek bir ön giriş yapmak görevini üstlenir. Yazının büyük bir kısmı, oluşum evresinin tarif edilmesi ve doğal fenomenin izah edilmesi hakkındadır. 2 nci sayfa Timaeus’un Atlantis’ten söz ettiği ve onu tanımladığı tek bölümdür.

CRİTİAS

Critias, kayıp adanın detaylı olarak tanımlanmasını sağlamış ve bu adanın halkı hakkında en az antik Atina kadar bilgi vermiştir. Bu hikayede adı geçen veya yer alan bütün kahramanların (Timaeus dışında) antik Yunan’ da gerçekten var oldukları bilinmektedir. Onların hayatları ve ölümleri hakkındaki diğer kayıtlar, başka bir zaman periyodu içinde kaydedilecektir.

NOT: Hikayede adı geçen iki Critias adlı kişi bir karmaşaya neden olabilir. Birinci Critias dialoglarda yer alan gerçek kişidir. Atlantis’in hikayesini Sokrates’e anlatan odur. İkinci Critias yani birinci Critias’ın büyük babasıda dialoglarda geçer. Bu büyük Critias Atlantis hakkında hikayeyi torununa anlatmış, torunuda bunu dialoglarda görüleceği gibi Sokrates’e taşımıştır.

DİALOGLARDA AKTİF OLARAK YER ALAN KİŞİLER ŞUNLARDIR.

* TİMAEUS: Hakkında tarihsel bir kanıt yoktur.

* CRİTİAS : Platon’un büyük büyük babasıdır.

* SOKRATES : Platon’un akıl hocası ve öğretmeni. Atina’nın otoriteleri tarafından, Atina’nın gençliğinin ahlak yapısını zedelediği için idama mahküm edilmiştir. M.Ö. 466-399 yılları arasında yaşamıştırr.

* HERMOCRATES : Devlet adamı Syracuse’un askeri

DİALOGLARDA BAHSİ GEÇENLER

* SOLON ; Atina’lı gezgin, şair , aşağı yukarı M.Ö. 638-559 yılları arasında yaşamıştır. Plato’ya göre Mısır’lı rahiplerden, Atlantis’in hikayesini ilk öğrenen odur.

* DROPİDES :Critias’ın büyük büyük babası. Hikaye ona uzaktan akrabası ve yakın arkadaşı olan Solon tarafından anlatılmıştır.

* CRİTİAS :Dropides’in oğlu ve dialoglarda yer alan Critias’ın büyük babası. Hikayeyi Critias’a aktaran odur.

Timaeus: Ne kadar minnettarım , Sokrates, sonunda gelebildim, uzun bir seyahatten dönen yorgun bir gezgin gibi. Artık dinlenebilirim. Varlığıma dua edebilirim. O hep yaşlı oldu ve beni ifşa etti, bağışladı, sözlerime katlandı ki onlar doğru ve kabul edilebilir bir şekilde ona söylemişti. Ancak kasıtlı olarak kötü bir şey söylemedim. Beni yorması için ona dua ettim. Ödül ve ceza için ve sadece ödül ve ceza için yanılan doğru yola getirilmeliydi. Dilerim ki gelecekte tanrıların jenerasyonu ile alakalı doğru şeyler söylerim ve bana bütün ilaçlardan mükemmel ve iyi olan bilgiyi vermesi için dua ederim. Benim duacıma, bağışlaması için, bütün kanıtları Critias’a verdim. O anlaşmamıza göre sonraki konuşmayı yapacak olandır.

Critias : Ve ben, Timaeus güvenin dışında ve seninde başta söylediğin gibi önemli mesafeler hakkında konuşacaktım. Dilerim ki sana biraz hoşgörü gösterilir. Aynı sabır ve hoşgörüyü kendi söyleyeceklerim içinde istiyorum. Ve çok yi bilirim ki bu isteğim zamansız ve nezaketsiz görünebilir. Her şeye rağmen yapmalıyım. Hangi insanın duyguları söylediklerini yalanlamak ister. Ben yalnızca senden fazla göz yummak için teşebbüs gösterebilirim. Çünkü benim temam çok daha zor. Ve tartışabilirim ki tanrıların iyisiyle konuşmak insanların iyisiyle konuşmaktan kolay görünebilir. Tecrübesiz ve söze önem vermeyen dinleyicilerinin her hangi bir konuda konuşması, ona büyük bir yardımla eş değerdir. Biliyoruz ki biz tanrılarla karşılaştırıldığımızda ne kadar bilgisiz kalırız. Ancak maksadımı anlaşılabilir hale getirmeliyim, eğer Timaeus sen beni takip edersen herhangi birimiz tarafından söylenen her şey ancak sahte ve temsili olabilir. Ressamların vücutları tanrısal ve cennetsel benzerlikler içinde yaptıklarını hesaba katarsak, memnunluğun değişik ölçümleri, izleyicilerin gözlerinin nasıl algıladıklarına bağlıdır. Görürüz ki herhangi bir devrede sahte dünyalar, ırmaklar, ağaçlar, evren ve orada bulunanları yaratan sanatçılardan memnun oluruz. Hiç bir şey böyle bir konuyu özetleyemez. Resmi incelemeliyiz ve analiz etmeliyiz. İstenen belli belirsiz ve aldatıcı bir durum ve karanlığa ilerleme. Ancak ne zaman her hangi biri insan formunu basit ve çabuk resmetmek isterse, bizde hataları bilmek için çabuk oluruz. Ve tanıdık benliğimiz bizi sert bir yargıç yapar, benzerliğin her noktasını kaybetmek ister gibi, aynı şeyin söylemlerimizde de olmasına riayet ederiz. Tanrısal veya cennetsel bir resimden memnun oluruz, onun benzerleri de bizi memnun eder. Oysa ahlaki ve insansal eleştirilerimizde daha özetsel olur. Eğer ki konuşmalarımızda anlatmak istediklerimizi uygun bir şekilde dile getiremiyorsam bani bağışlayınız. İnsani şeylere benzeyenlere onay ve önem vermek, iyinin tersini yapmaktır. Size önermek istediğim bu durum aynı zamanda yalvarmak, Sokrates artık daha az olmamalıyım, fakat az sonra söyleyeceklerime daha müsamalı. Hangi lütuf ki istemekte haklıyım, sende bağışlanmaya hazır olursun.

Sokrates: Tabi ki Critias senin istediklerini karşılayacağız ve aynı şeyi Hermocrates’den de bekliyoruz. Sen ve Timaeus kadar iyi, herhangi bir kuşkum yok ki kısa bir süre sonra onun sırası gelince oda aynı isteklerde bulunacaktır. Senin gibi eğer kendisine taze bir başlangıç sağlanabilirse ve defalarca aynı şeyleri söylemeye mecbur kalmazsa, bırakalım anlasınki müsamaha uzun süredir ondan beklenen bir şeydi. Dostum critias sana tiyatronun yargısını bildireceğim. Genel düşünce son aktörün şaşılacak kadar başarılı olduğu, onun yerini alabilmek için büyük bir müsamaya ihtiyaç var.

Hermacratos: Uyarı, Socrates ona öğütlediğin şey, benimde kendim için yapmam gereken bir şey. Ancak unutma Critias bu zayıf kalp asla zaferi yükseltmez. Bu nedenle gitmeli ve tartışmaya bir erkek gibi katılmalısın. İlk önce Apollo ve Musa’ya yalvar ve sonra seni öven sesleri duymamızı sağla ve herkese büyük hünerli kadim yurttaşlarını göster.

(52)