Menü

Ciritias Diyalogları – 06

30 Ocak 2017 - Ciritias Diyalogları

Sarayların yapımında kullanılan düzen şöyledir. Merkezde Cleito ve Poseıdon’a ait kutsal tapınaklar vardır. Bunlar erişilmez tutulmaz ve altınla kaplanmıştır. Burası 10 prens ve ailelerin ışığı ilk gördükleri noktadır. Oraya insanlar geleneksel olarak sezonun ürünleri 10 parça halinde getirirler ve her birine armağan ederler.

Poseıdon’un kendi tapınağı bir stadyum büyüklüğündedir. Buna oransal yüksekliği garip barbarsal görüntü verir. Tapınakların dışı dorukları hariç gümüş kaplama, dorukları ise altın kaplamadır. Duvarlar sütunlar ve zemin orıchalcum ile kaplanmıştır. Tapınaklarda altından yapılma heykeller bulunur. Tanrı 6 atın çektiği bir at arabası üzerinde neredeyse kafası çatıya değecek yükseklikte inşa edilmiştir. Etrafında ise 100 nerein yunuslar üzerinde yer alır ayrıca yine tapınakların içinde diğer önemli objeler bulunur.

Tapınağın çevresi ise altından heykellerle çevrilmiştir. 10 kral torunları, eşleri, akrabaları ve diğer önemli kişiler ile yer alır. Bir de mihrap vardır. Bu mihrap muhteşemliği ve büyüklüğü ile genel düzene aynı ahenkle uyar ve krallığın ve tapınağın yüceliğini, büyüklüğünü işaret eder. Diğer bir tarafta birinden sıcak birinden soğuk su akan çeşmeler, harika bol bir akıcılık içinde harika ve mükemmel bir uyum yaratırlar. Etrafında inşaatlar yapmışlar. Uygun ağaçlar yetiştirmişlerdir. Ayrıca sarnıçlar inşa ederler. Bazıları gökyüzüne doğru açık, bazıları ise çatıları kapalı hamamları vardır. Özel önemli kişilerin hamamları vardır. Kadınlar için uzakta ve ayrılmış özel hamamlar bulunur. Bununla bize bereket ve hasat veren atlar ve çiftlik hayvanları için ayrı bölümler bulunur.

Suyun bir kısmı Posedion korusuna taşınmış, burada her türlü güzellikte ağaçlar yetiştirilmiş toprağın mükemmelliği sonucu tüm artıklar köprüler vasıtası ile çevre dışına taşınmıştır. Ayrıca çeşitli tanrılara adanmış bir çok tapınak inşa edilmiş. Eğitim ve talim için alanlar ve bahçeler yaptırılmış. Bazıları erkekler , bazıları atlar için olmak üzere inşa edilen iki ada bölgenin üzerinde binicilik eğitimi için bir stadyum genişliğinde bir alan ve adaları genişliğinin el verdiği ölçüde biniş yerleri yapılmıştır. Ayrıca aralıklarla nöbetçiler için nöbetçi kuleleri yapılmış, güvenilir olanlar ise Acropolis çevresindeki bölgeleri korurlar. Bu koruyuculara genel mahal içinde yakın insanların kaldığı bölgeden evler tahsis edildi. Rıhtımlar ise deniz askeri malzeme ile dolu olur. Ve kullanıma hazır bulundurulurdu.

Saraydan çıkılınca ve üç kara parçası geçirince denizin hemen önünden başlayan ve uzayıp giden bir duvarla karşılaşırlar. Bu duvar her yere yaklaşık 50 feet uzaklığında her yeri kaplar. Sonu kanalın ağzı ile birleşir ve denize uzanırdı. Geri kalan arazi ise, yoğun olarak oturanlar ile doluydu. Kanal ve liman tekneler ve ticari gemiler ile doluydu. Bunlar değişik bölgeden gelen kalabalıktan yükselen sesle inleyen her türlü gürültü ve patırtının gece ve gündüz olduğu bir yerdi.

Size şehri ve yöreyi , antik sarayları neredeyse Solon’un sözleriyle aktardım. Şimdide adanın geri kala kısmının doğal durumunu ve işleyişini anlatayım. Tüm ülke onun dediği kadarıyla çok yüksek bir uçurumun üzerinde denize doğru, ancak yerleşim bölgeleri hemen etrafında düz ovalarda, bu ovalar denize doğru inen tepeler ile kaplı; düz ve boyu eninden uzun bir görünüme sahip, bir yönde 3000 feet uzunluğunda uzanmakta, merkezi kısım ise 2000 feet uzunluğunda uzanıyor. Ada güneye bakıyor ve kuzeyinden korunaklı. Çevreleyen dağlar numaralarına, büyüklüklerine ve güzelliklerine göre anılıyor, uzağında hala var olan yerel halk köyleri var Ayrıca göller , nehirler her çeşit ağaç ve her türlü bereket var.

(6)