Menü

Eski Mısır Tarihi – 3

30 Ocak 2017 - Eski Mısır

İlahlara bir takım kuvvetler de atfedilmiştir:
1- Osiris : Ölüler Tanrısı.
2- Ptah: Artistlerin ve Madencilerin Tanrısı.
3- Hathor : Aşk ve Neşe Tanrıçası.
4- Maat: Adalet ve Hukuk Tanrısı.
5- Sobek: Sular Tanrısı
6- Seshet: Yazı Tanrıçası.
7- Sekhmet: Savaş Tanrıçası.
8- Min: Çöllerdeki Seyyahların koruyucusu ve Hasat Tanrısı.
9- Tot: Ay ve İlim Tanrısı.
10- Geb: Toprak Tanrısı.
11- Set: Kuraklık ve Kötülük Tanrısı
12- Isis: Analık ve Bereket Tanrıçası.

Gök ilahını çok büyük bir inek şeklinde düşünen Mısırlılar, ona “Hathor” adını vermişlerdir. Arz Onun ayakları altında

durduğu farz edilir ve karnında ise yıldızlar parlardı. Diğer taraftan bu Gök İlahı’na bazı eyaletlerde “Sibu” adı

verilmiştir.

Ay ilahına “Tot” adı verilmiştir. Fakat bunların içinde en büyük olarak Güneş İlahı “Amon-Ra, Horus” başta sayılır.

Mısırlıların “Yaradılış Destanı” bu Güneş fikrinden doğar. Onlar Güneşin dünyada ilk doğduğu günü “Yaratan” kabul

ediyorlardı. Bu ilah, bitkileri, hayvanları ve insanları yaratmıştır. İlk yaratılan insanlar “Ra”nin doğrudan doğruya

çocuklarıdır.

Bundan başka toprak ilahı da yer almaktadır. Toprak İlahı “Geb”dir. Bazen de bu Tanrı “Isis” kabul edilirdi.

Mısır dini Natürizm dinidir. Mısır itikadında en önemli olay Güneş kavramıdır. Mısır’ın Güneş ilahlarından en meşhuru

Horus’dur. Diğerleri, Atun, Set, Ra’dir. Bazı Mısır ilahları şunlardır:

Horus- Nur ilahıdır ve Güneşi temsil eder. Gökyüzünün burçları üzerinde görünür ve bir atmaca şeklinde göklerde uçar. Atmaca

da Hor adını taşımaktadır. Güneşle ay ilahın iki gözü sayılır. Hor iki kuvvetli kanatla gösterilir. Bu kanatlar semada

uçtuğunu gösterir. Bu kanatlarda iki müthiş yılan vardır ki ağızlarından ateş püskürür. Bu da Güneşin yakıcı, çarpıcı ve

öldürücü kudretinin alametidir.

Kainatı aydınlatan ve canlandıran Horus kardeşi zulüm ve tahrip ilahı olan Set ile devamlı mücadelededir. Hep Horus kazanır

ama Set yok olmaz. Bazen de Set kazanır ve Horus’un bir gözünü çıkarır ki Güneşle ay tutulması bundandır.

Bu durum yer ilahı Geb’in aracılığı ile halledilir. Güney Mısır Set’e ve Kuzey Mısır Horus’a verilir.

Set Garip bir tarihe sahiptir. Mısır; milli birliğini oturtmadan evvel Horus kuzey Kraliyetinin ilahıydı. Bu krallar

kendilerine Hor unvanını almışlardı. Zaten her yerde krallar, gökten ve Güneşten unvan aldılar. Kuzeyliler başarılı olunca Horus Mısır’ın kendi ilahı ve Hor

unvanını taşıyan krallar Mısır’ın kendi hükümdarı olunca yavaş yavaş Set sahra ilahı fikrinden, yabancı ilah (sahra yabancı

sayılırdı) fikrine geçerek Suriye’nin Sotek ve Bal ilahına benzetilmiştir. Daha sonra Horus nuru hayatın ve Set zulmet ve

tahribin ilahı olmuştur.

Ra- Güneşi ifade den Tanrılardan biridir. Ra insanlar arasında oturmaz, râkip olduğu kayığı ile ebedi bir tarzda semada

yüzer durur. Zulmetle devamlı mücadele ederdi.

Tot- Aya ait bir ilahtır. Aydan hariç bölünmüş zamana da hakimdi. Diğer taraftan ilahların müşavir ve katibi idi. Hor’la Set

arasındaki anlaşmazlıkta, Geb ile hakemlik yapmıştır.

Ptah- Mısır’daki büyük ilahlardan biridir. Ptah’i tavsiye ederken dokuz ilah manzumesinin kalbi ve dili gibi tarif

edilmiştir. Ptah yaratma kelimesini Atun diliyle telaffuz etmiş ve bundan sonra bütün oluşum, ilahlar,şehirler ve kainatta

iyi, kötü ne varsa her şey oluşmuştur. Ptah Türkçe “put” demektir. Mavi yani gök demektir. Mısır dilinde Pt =Gök demektir.

Osiris- Mısırda önemli bir kült halinde olan bu ilahın gerçekleri Mısır rahiplerince son derece özenle saklanan bir sır

halindedir.

Horus’tan daha kıdemli olan Osiris Mısır’ın bir kahramanı, Mısır’ın birliğini kuran, medeniyeti öğreten, yazıyı icat eden

akıl ve hayırlı bir hükümdardı. Resimlerinde bir elinde çoban değneği diğer elinde öküz kamçısı vardır. Bu da Hor gibi Aşağı

Mısır hükümdarıdır. Zulmet ve tahrip ilahı olan Setle devamlı rekabettedir. Set unvanını güney hükümdarı ile mücadeleye

girişmiştir. Set bir ara itaat eder gibi görünerek, Osiris’in güvenini kazandıktan sonra beraberindeki 72 kişiyle Osiris’i

pusuya düşürmüş ve bir tabut içine kapatarak denize atmıştır.

Dalgalar Osiris içinde bulunduğu tabutu sürükleyerek Finike’de Biblos sahillerine atar. Bu sırada Osirisin karısı ve kız

kardeşi olan Isis aramaya çıkar. Biblos sahillerinde tabutu bulur ve Set’ten gizler. Fakat Set bir zaman sonra işi keşfeder

ve Osiris’in naaşını tanır. Ve bu naaşı parça parça ederek her parçasını bir tarafa dağıtır. Isis bu parçaları toplamak için

hazırlanır. Anubi ve Hor’un iyilikleriyle parçaları bulur ve birleştirir. Osiris böylece yeniden hayata gelir. Oğlu Hor

pederinin intikamını alır. Fakat Set hiçbir şekilde mağlup olmaz. Nihayet yer ilahı Geb hakem olur. Bu da Mısırı Hor ile Set

arasında bölüştürmek suretiyle ihtilafı halleder.

Osiris’in bir diğer safhası daha sonuca varmıştır, o da bitkilere ilah olmasıdır. Ölen, dirilen, tekrar hayata gelen ilah

hasatçıların oraklar ile biçilen ve baharda tekrar canlanan ruhu bitkidir. Anadolu ve Suriye’de bitki ilahı olan Atis ile

Adonis de ölen ve dirilen bir ilahtır. Bunu temsil için yapılan putlarda bir ağaç gövdesi üzerine ellerinde çoban değneği

ile öküz kamçısı taşıyan bir insan başı görülür. Bu ağaç gövdesi bitki aleminin alametidir.

(2)