Menü

İlginç Olaylar – 19

30 Ocak 2017 - İlginç Olaylar

* Bil Helko California lotaryasını tuturduğunda sevinçten uçuyordu çünkü büyük ödül bir milyon dolara yakındı. O akşam karısı ve arkadaşlarıyla bir Hollywood restoranında şampanyalı büyük bir parti verdi, bir Porsche araba ısmarladı ve Hawaii´de ailece bir tatil için çek imzaladı. Helko ertesi gün ödülünü almaya gittiğinde, hayatının en büyük şokunu yaşadı; 9.097 kişi sonucu bilmişti. Helko sadece 100 dolar alabildi. Sonrası bilinmiyor ama Helko herhalde bir daha loto oynamadı.

* John M. Lean´ın büyükannesi hastaydı, karısı ise doğum yapmak üzereydi. Büyükannenin sağ dirseğinin hemen üzerinde bir gümüş dolar büyüklüğünde özel bir leke vardı ve ortasında kartala benzer bir iz görülebiliyordu, ölümünden bir iki gün önce, aileye dert yanarak, yeterince mutlu olamadığını ve edemediğini, yeni bir fırsat için tekrar doğmak istediğini söylüyordu, Reenkarnasyona inancı tamdı ve bunu her fırsatta vurguluyordu. Hamile olan ve doğum arifesinde bulunan Bayan Lean ise, yaşlı kadına üzülmemesini söylüyor ve doğacak bebeğe onun adını vereceğine söz veriyordu. Bir hafta sonra büyükanne öldü ve iki gün sonra da Bayan Lean bir kız çocuğu doğurdu, bebeği gören aile dehşet içindeydi, çünkü büyükannenin dirseğinin üzerinde lekenin tıpatıp aynısı bebekte de vardı ve aynı yerdeydi. Doktor bir açıklama getiremedi ve doğum lekesi diyerek geçiştirdi; Büyükanne yeniden doğmuştu ve bu kez Lean ailesinin en küçük üyesi olarak yaşama devam edecekti.

* Russell Hunter, St. Louis´deki bir gece kulübünde şarkı söylüyor, aynı zamanda da CBS Televizyonu´nda müzik aranjörü ve birçok müzikalin bestecisi. Hunter, 25 Ağustos 1996´da Denver´de 67 yaşında öldü, iki gün sonra 29 Ağustos´da Washington Post´da onunla ilgili alışılmadık bir haber çıktı. Hunter´ın evinde garip olaylar oluyordu; evde Hunter´ın hayaleti dolaşıyordu, evin yanına gidip pencereden bakanlar besteciyi görmüşlerdi, üstelik evden bestecinin en tanınmış eserlerinden olan Little Boy Blue´dan şarkılar çalıyordu, bir ara da 1979´da bestelediği “The Changeling” adlı film müziği de duyuldu. Tanıklar on kişiden fazlaydılar, gördüklerini gazetecilere anlattılar. Sonra..? Sonra birşey olmadı, herşey o gece yaşandı ve bitti…

* İngiltere, Norwich´de kamp yapan 23 yaşındaki kampçının çadırının üzerine 33.000 voltluk bir yüksek gerilim kablosu düştü. Kampçı ucuz olsun diye paralı kamp alanının dışına çıkıp gerilim hatlarının altına çadırını kurmuştu. Karanlık olduğu için de çevredeki uyarı levhalarını görmemişti. Yoldan geçenler önce bir parıltı, ardından da bir haykırma duymuşlar ve hemen ambülans çağırmışlardı. İtfaiyeciler kabloyu kaldırarak adamı çadırın içinden çıkardıklarında, sadece ellerinin yanmış olduğunu gördüler. Elektrik idaresinin yetkilisi şöyle diyordu; “Bu kadar şans görülmemiştir, adam küçük yanıklarla kurtulmuş oysa bu hatlardaki enerji yükü çok fazladır, yaklaşmak bile tehlikelidir. Çadırın metal elyafdan yapılmış olması onu kurtarmış. Ayrıca şoku yeyince, kuzeye doğru düşerek, kutbi manyetik alan doğrultusunda bir hat oluşturmuş ve enerji üzerinden akarak yere demir çivilerle çakılı olan metalik tente aracılığı ile toprağa geçmiş. Böylesi hiç yaşanmadı.”

(17)