Menü

İstanbulda Yaşanan Bazı İlkler

30 Ocak 2017 - Diğer

İLK NÜFUS SAYIMI

Fetihten 2 yıl sonra 1455te, Fatihin emriyle İstanbulda ilk nüfus sayımı yapıldı. Bu sayıma ait defterde, Galata

mahallelerinde oturanlar, devlete vergi ödeyen ve ödemeyenler, zengin ve fakirler, fetihten sonra gidenler, kalanlar veya

tekrar dönenler, medeni ve ailevi durumları, dinleri ve sosyal nitelikleri belirtildi. 1477 yılında yapılan nüfus sayımı

uyarınca da, İstanbul (Avrupa) yakasında 14 bin 803 hanelik nüfusun 8 bin 951i Müslüman Türk, Galatada ise 1521 hanelik

nüfusun 535i Müslüman Türktü. Bu rakama askerler, medrese öğrencileri ve tutsaklar eklenince kentin nüfusu yüz bine

yaklaşıyordu.

YURTDIŞINA KAÇIRILAN İLK ESER

İstanbul, 13 Nisan 1204 tarihinde 4.Haçlı Seferi ile ilk olarak Latinler tarafından işgal edildi ve kent 3 gün boyunca

yağmalanıp tahrip edildi.57 yıl süren işgal, 1261 yılında sona erdi. İstanbulu yağmalayan Venediklilerin götürdükleri Bizans

ganimetleri arasında en değerli parça, bugün hala Venedikte San Marco Kilisesinin kapısının üzerinde duran dört at

heykeli.Bu heykeller, İstanbulda Hipodromda bulunuyordu.

İLK HOKKABAZLIK – ILK GÖZBAÐCI

İstanbulda hokkabazlık, 1492 yılında Portekiz ve İspanyadan kaçıp kente gelen Yahudiler tarafından getirildi. İstanbula

gelen ilk gözbağcı olan Amerikalı Jakop Philadelphia ise (1735-1795) Sultan 3. Mustafaya oyunlar gösterdi.

İLK KAHVE VE KAHVEHANE

Türkiyede, 16. yüzyılın ortalarına kadar kahvenin adı dahi bilinmiyordu. Kahvenin ilk defa İstanbulda kullanılmaya

başlanması hakkında 3 tarih var; 1551, 1552 ve 1561. İlk kahvehaneleri 1552 veya 1554 yılında Tahtakalede Halepli Hakem ile

Suriyeli Şems açtı. Kente ilk kahve de 1551 yılında getirildi, ancak Tophane gümrüğünden içeri sokulmadı. İstanbulda açılan

ilk kahvehaneler, okur-yazarların, dönemin kibar ve münevver insanlarının devam ettiği birer kültür merkeziydi.

İLK TÜTÜN KULLANIMI

Tütünün İstanbulda kullanılmaya başlanması ise 17.yüzyılın ilk yıllarına rastlıyor. İstanbula, bir İngiliz donanma gemisiyle

getirilen ilk tütünün ardından (1605-1606), tütün kullanımı Sultan 1. Ahmet döneminde iyice arttı. Tütünün kahve ile

birlikte içilmesi, halkın kahvehanelere gitmesine yol açtı. Bu dönemde henüz sigara yapımı bilinmediği için tütün, ucuna

tütün konulan lülesi bulunan çubuklarla içilirdi.

İLK BEDESTEN SOYGUNU
Kapalıçarşının kapanış saatinden önce üç kapı kapanır, İnciciler Kapısı çarşı boşalıncaya kadar açık tutulurdu. Bir

bölükbaşı elinde kalın bir sopayla dükkanları dolaşır, içeride gündüzden saklanmış kimsenin bulunup bulunmadığını kontrol

ederdi. Bu sayede çarşıda yüzyıllar boyunca tek hırsızlık olayı olmadı.Ta ki bedesten soygunu olarak geçen 1591 yılındakine

kadar… Bir sabah dükkanlarını açan tacirler, dolaplarının açık olduğunu görerek paniğe kapıldı.Yapılan sayımda çalınanın

30 bin altını geçtiği görüldü. Bedesten kapatılıp içindeki dükkanlar tek tek arandı. Şüpheli görülenler sorgulandı, ancak

suçlular bulunamadı. Yeniçeri Ağası’nın suçluyu bedesten dışından aramaya başlamasıyla bir Acem’in dükkanında çalıntı eşya

ve altın bulundu. Soyguncu da, suçunu itiraf edince idam edildi.

LATİN ALFABESİNİN İLK KULLANILIŞI

Türkçenin Latin harfleriyle yazılması ilk kez 3. Selim döneminde İstanbulda gerçekleşti. Padişahın kız kardeşi ve 3.

Mustafanın kızı Hatice Sultan’ın Sahil Sarayının batı üslubuna göre restore edilmesi sırasında Latin alfabesi kullanıldı.

Sarayın restorasyonunu gerçekleştiren Fransız mimar Melling’in şahsen görüşmesi imkansız olduğu için Hatice Sultan ile

yazışarak yaptığı görüşmelerde Latin alfabesi tercih edildi. Türkçe konuşabilen Melling Arap harfleri ve alfabesini

bilmediğinden, Hatice Sultan Mellinge isteklerini bildirmek için Latin harfleri ile Türkçe pusulalar gönderdi. Böylece

Türkçe’de Latin harfleri ilk kez kullanılmış oldu.

İLK VE SON RECM OLAYI

17. yüzyılda, Sultan 4. Mehmet döneminde, Aksarayda oturan Abdullah Çelebi adlı bir adamın genç ve güzel eşinin bir Yahudi

çırağıyla ilişkisi olduğu söylentisi çıktı. Dedikoduların artması ve zina yapıldığının da söylenmesi üzerine, durum

mahkemeye intikal etti. Olay büyük yankı yaratırken, davaya Ahmet Efendi baktı. Ahmet Efendi, önce suçluları, sonra da

şahitleri dinledi ve recm kararı verdi. İnfaz, Atmeydanında gerçekleşti. Hükmü veren Beyazıtzade Ahmet Efendi de, suçlunun

başında bizzat bulundu. Olayın yankıları uzun süre devam ederken, devrin uleması kararı veren Ahmet Efendiye selamı sabahı

kesip onu boykot etti.

İLK TRAFİK KAZASI
İstanbulda ilk trafik kazası, 1912 yılında, bugünkü Şişli Camii önünde oldu. İtalyan elçiliğinin şoförü, bir Arnavuta

çarparak yaraladı. Kazayı yaptıktan sonra kaçmaya çalışan şoför, Pangaltıda arabasıyla giderken yakalandı.

İLK KUMARHANE
İstanbulda ilk kumarhane, Encümen-i Ülfet adıyla, 1870 yılında zamanın Maliye Nazırı Mısırlı Prens Mustafa Paşa tarafından

Çemberlitaştaki Asım Paşa Konağında açıldı.

İLK SİNEMA

Sinematograf, Osmanlı İmparatorluğunda ilk defa Yıldız Sarayında Sultan 2.Abdülhamitin huzurunda sihirbaz Bernard tarafından

gösterildi. İstanbul’da halka açık sinema gösterisi ise Weinberg tarafından 1897 yılında Galatasaraydaki Sponeck

Birahanesinde yapıldı. Kentteki ilk sinema da, Şehzadebaşındaki Fevziye Kıraathanesinde açıldı.

KARNE İLE İLK EKMEK

İstanbulda, 14 Ocak 1942 tarihinden itibaren ilk kez karne ile ekmek satılmasına başlandı. Bu tarihten sonra Francala ekmek

üretimi durduruldu. Ekmek alabilmek için nahiye müdürlüklerinden karne temin etmek gerekiyordu.

İLK GREV
İstanbulda ilk grev, Beyoğlu telgraf işçileri tarafından 1872 yılında yapıldı. Tramvay ve tünel işçilerinin 1920 yılının

Mayıs ayında yaptıkları grev ise İstanbul tarihindeki ilk büyük grevdi. Yevmiyelerinin artırılmasını ve bazı sosyal haklar

isteyen işçiler, olumlu yanıt alamayınca 10 Mayısta greve başladı.

İLK TÜRKÇE EZAN VE KURANIKERİM

İlk Türkçe ezan, 30 Ocak 1932 tarihinde Hafız Rifat Bey tarafından Fatih Camiinde ikindi vakti okundu. Türkçe Kuranıkerim

çalışmaları da, 1932 yılında başlatıldı. Beyoğlu İstiklal Caddesi üzerinde bulunan Ağa Camiinde ise bu tarihten itibaren

imam, smokin ile cuma vaazı ve hutbeyi okudu.

İLK PADİŞAH SUİKASTI
Saltanat arabasıyla Hamidiye Camiine cuma namazına gelen Sultan 2. Abdülhamit namaz çıkışında Şeyhülislam Cemaleddin

Efendiyle konuşurken, bombalı araba patladı. Olayda Sultan yara almadan kurtulurken, 26 kişi öldü, 58 kişi yaralandı, 20 at

da telef oldu. Ermeni terör örgütünün gerçekleştirdiği bu suikastta, suikastçıların arasında Belçikalı anarşist Edward Joris

de bulunuyordu.

İSTANBULUN İLK GECE KULÜBÜ

Osmanlı İstanbulunda, Pera (karşı yaka) dışında meyhane ya da benzeri eğlence yerlerinin açılmasına izin verilmezdi. Batılı

anlamdaki ilk kulüp, Sadrazam Mehmed Emin Ali Paşanın himayesinde 24 Kasım 1870te Encümen-i Ülfet(Dostluk Cemiyeti) ismiyle

açıldı. Alkollü içki ve kumarın serbest olduğu kulüp, Ramazan ayının ilk günü hizmete girdi. Böylelikle ilim ve irfan

erbabının, şairlerin ve sanatkarların hoşça vakit geçirmelerini amaçlıyoruz mesajı verilmek istendi, ancak kulüp tepkiler

üzerine açıldıktan bir yıl sonra kapatıldı.

İLK GENELEV

İstanbulda ilk genelev düşüncesi, Kırım Savaşı sırasında (1853-1856) kente çok fazla Avrupalının gelmesi ve yaşantı

şekillerini burada da sürdürmeleri sonucunda ortaya çıktı. Kente yerleşen Avrupalılar, Galata ve Beyoğlunda çeşitli ahlaki

sorunların yaşanmasına neden oldu. Bölge sakinlerinlerinden bazılarının da aynı yaşantıya eğilim göstermesi sonucu, mahalle

aralarında bu amaçla kullanılacak evler kurulmaya başlandı. Beyoğlunda
Altıncı Daire vadı altında fuhuş yapan kadınlar, bir çeşit denetim altında tutuluyordu. Fuhuş yapılan evlerin mahalle

içlerine doğru yayılması üzerine, 1884 yılı Şubat ayında Şura-yı Devlet kararıyla bir talimatname yayınlanarak ilk genelev

Beyoğlunda kuruldu.Abanoz Sokağı adı verilen bu genelev dışında genelev açılması ise yasaklandı.

(5)