Menü

Komplo Teorileri – 14

30 Ocak 2017 - Komplo Teorileri

Telekulaklar hakkında.

Sevgili dostlar bir gazetemizin haberine göre 2004’te
dinlenen cep telefonu sayısı 20 bine ulaşmış ve
hukukçular”Ya Türkiye’de çok fazla çete üyesi, ya da
gereksiz dinleme var. Sonuçlar denetlenmeli” diyormuş.
Şimdi tabii hukukçu kardeşlerimiz bu konunun yasal
yönünü iyi bilirler o sebeple biz kendi halindeki
köşemizden sadece dinleme yönünden ahkam kesebiliriz.

Dinleme dediğimiz işlemin çeşitli yöntemleri vardır.
Eskiden şimdi ancak eski Türk filmlerinde
görebildiğimiz o kocaman çevirmeli mekanik telefonları
dinlemek daha zordu. Bunun için “tapping” denilen bir
yöntem kullanılırdı. Bu yöntemde telefon hattına
teknisyenler tarafından bir alıcı yerleştirilir ve tüm
iletişim bu alıcı tarafından koca koca teyplere
aktarılırdı. Bu alıcının çok beceriksizce
yerleştirilmediği takdirde farkedilmesi oldukça zordu
bu sebeple bazı alıkların telefonlarındaki
cızırtılardan dinlendiklerini sanmaları ve ardından
etraflarına “benden hiçbir şey kaçmaz” havalarında
böbürlene böbürlene konuşmaları çok komikti. Bu
arkadaşların bilmedikleri şey o dinleme cihazlarının
ki biz ona “bug” diyoruz öyle bir ses çıkarmalarının
teknik olarak imkansız olduğuydu. Bugün teknoloji
geliştiği ve tüm hatlar dijitale döndüğü için artık
tapping yapmaya gerek kalmamıştır ve merkezden tek bir
düğmeye basarak istenen telefon tüm dökümleriyle
birlikte dinlenebilir. Yaşasın teknoloji !

Gelelim artık simitçinin bile taşıdığı cep
telefonlarına. Bu alet istihbaratçının rüyasıdır ve
cep telefonları sayesinde artık dinleme yapmanın
hiçbir heyecanlı yanı kalmamıştır. Cep telefonu
taşımak tüm istihbarat birimlerince bir “güvenlik
açığı” olarak belirtilmesine rağmen bizim anlı şanlı
bakanlarımız ve bürokratlarımız tuvalete bile cep
telefonuyla giderler. Cep telefonunun en güzel
özelliği dinlediğiniz kişinin sadece güzel sesini
değil coğrafi koordinatlarını da size vermesidir.
Böylece istediğiniz kişiyi sadece dinlemekle kalmaz
tüm hayatını da naklen izlersiniz. Normal dinlemede
bir kişinin bulunduğu yeri tahmini olarak
görebilmenize rağmen eğer etraftaki baz
istasyonlarından çaprazlama hesap yaparsanız tam
bulunduğu koordinatı saptayabilmek mümkündür.Çeçen
kahramanı Dudayev cep telefonundan alınan
koordinatların bu şekilde hesaplanıp bir akıllı
füzenin beynine yüklenmesi sonucu şehit edilmiştir.

Eski cep telefonu modelleri radyo scanneri denen basit
bir aletle dinlenebiliyordu. Hatırlarsanız bir ara
Sibel Canın dinlenmesi olayına karışanlar Amerika dan
aldıkları böyle basit bir cihazla dinleme yapmışlardı.
Yeni nesil cep telefonlarını dinlemek biraz daha
zorlaştı çünkü bu cihazlar dijital olarak
sıkıştırılmış dalgalar kullanıyorlar. Tabi zorlaştı
derken uyanık ve açıkgöz amatörlerden bahsediyorum.
Bazı büyük şirketlerde cep telefonu dinlemek için
gerekli pahalı teçhizatı edinerek dinleme yapabilirler
çünkü sevgili dostlar günümüzün dünyasında parayı
bastırırsanız edinemeyeceğiniz dijital oyuncak yoktur.
Mesela bu cihazlardan birini anlatalım kısaca. “IMSI
catcher” denilen cihazı güzelce kurarsınız bu cihaz
etrafındaki cep telefonlarına kendini normal bir baz
istasyonu gibi göstererek onları kandırır. Bunun
nedeni cep telefonları kendilerini baz istasyonlarına
tanıtma zorunluluğu içindeyken baz istasyonlarının
kendini cep telefonuna tanıtma gibi bir zorunluluğu
yoktur. Sistemdeki bu açık üretici şirketler
tarafından gerektiği zamanlarda bu telefonların
dinlenebilmesi için özellikle bırakılmıştır. Bu
açıklar tüm iletişim cihazları içinde geçerlidir
aslında.

IMSI cihazı bir kere kendini baz istasyonu olarak
tanıttıktan sonra özel bir sinyal göndererek cihazın
iletişimi şifrelemek için kullandığı engeli
kaldırmasını sağlar.Bundan sonra dinlenen cihazdan
yapılan tüm aramalar ve konuşmalar önce IMSI cihazına
sonra gitmesi gereken baz istasyonuna gider. Bu tip
bir cihazın devrede olduğunu kullanıcıya bildiren bir
cep telefonu herhalde satış rekorları kırardı ama
devletler böyle bir telefonu yapan şirkete neler
yaparlardı onu da siz düşünün.

Bunun dışında telefon haberleşmesinde kullanılan
şifreleme sistemleri de saldırıya oldukça açıktır.
Mesela gönderilen özel bir kırıcı sinyal milisaniyeler
içinde cep telefonunun kullandığı şifreleme sistemini
çözerek hemen ardından telefonu dinlemeye açık hale
getirebilir. Şu aralar daha güçlü şifreleme
özelliklerine sahip hatlar kurmaya yönelik Avrupa da
bir girişim olmasına rağmen özellikle Almanya buna
şiddetle karşı çıkmaktadır. Neden acaba dersiniz.
Birde hepinizin bildiği IMEI numaralandırma sistemi
vardır ki bu kimlik telefonun içinde hat olmasa bile
kendini uyduya bildirmeye devam eder. İlginç bir bilgi
daha verirsek bazı telefon markaları o telefonu
kapatsanız bile uyduya sinyal göndermeye devam eder.
Bu telefonun sahibi olan şahsiyet belli yerlerde
telefonunu kapatmayı akıl etse bile o haylaz telefon
gene de sinyal gönderip yerini bildiriyordur. Bu işin
en kestirme yolu telefonun pilini çıkartmanızdır. İşte
o zaman haylaz telefonu tamamen susturursunuz. Tüm
bunların dışında bir kez çalan ve sonra bilinmeyen
numara olarak görünen aramalar vardır ki bazen bu tür
aramalar tahmin ettiğiniz şey olmayabilir.

Bu telefon konusuna girmişken bana garip gelen bir
olayı da paylaşmak isterim.
Bir polis dostum geçenlerde “abi sen arama benim
telefondan ara bu neredeyse bedava” dedi. Ben bu
harika olayın sebebini sorduğumda kendisi sevinerek
bir telefon şirketinin tüm devlet görevlilerine
(polis, asker, milletvekili, öğretmen, bakan vs.)
neredeyse bedavaya varan tarifelerle görüşme imkanı
verdiğini belirtti. Benim ilk aklıma gelen bu şirketin
neden bu kadar “vatansever” olduğuydu. Şirketin
yabancı bir firmayla olan ortaklığını düşünürsek
“artık yabancılarda bizim kadar vatansever olmuşlar
baksanıza tüm kamu görevlilerimize ne güzel bir hizmet
sunuyorlar”diye düşündüm. Ben çok mu safım acaba siz
ne dersiniz ?

Sevgilerimle
Serdar Kuru

(11)