Menü

Koruyucu Meleğinizle İrtibat

30 Ocak 2017 - Parapsikoloji

Eski Dini Metinlerden Meleklerin Çıkarılması ve Değersizleştirilmesi:
Meleklerle irtibat, Allah’a şirk koşulacağı düşüncesiyle tüm dini metinlerden çoğunlukla temizlenmiştir ya da yorumlanırken üstü örtülmüştür. M.S. 745 İznik Konseyi’nde İncil’den çıkarılmıştır. (bu Konseyde papazlar oturup Hırıstiyanlıkta neyin nasıl olacağına kendi çıkar ve politikalarına göre karar vermişlerdir). Oysa ilk Hırıstiyan metinlerde melekler detaylı olarak tanımlanmış, özellikleri anlatılmış hatta bir çok yerde Cebrail’in kadın suretinde göründüğü belirtilmiştir.

Neden Allah yerine Meleklerle İrtibat?
Allah’ın enerjisi insanın bedeninin ve ruhunun direk olarak dayanamayacağı bir güce sahiptir. Direk alınan en küçük bir mesaj bile, kişinin tüm dengesini bozar. Bu nedenle Peygamberlerin çoğuyla bile Allah direk değil, Cebrail aracılığıyla konuşur (Bu noktada “konuşmak” denilen şey, yüksek enerjetik frekansların, insanoğlu için “sese” dönüşmüş halidir).
Musa :”Ya Rabbi, bana yüzünü göster” dediğinde, gelen cevap önemlidir: “Sen, beni görmeye dayanamazsın”. Hepimizin bildiği gibi ilk vahyini aldıktan sonra Hz. Muhammed’in günlerce titreyip ateşler içinde yattığı, eşi Hz. Hatice tarafından aktarılmıştır.
Yani Allah’ın enerjisi, Peygamberlerin dahi direk kaldırmayacağı yoğunluktadır (bu nedenle “Allah’la konuştum” diyenler ya akıl hastasıdır, ya da konuşan onların Koruyucu Meleği yahut onları yanıltan bir başka varlıktır, Allah değil).

Aracı Olarak Melekler:
İşte Meleküt Alemi (melekler) bu enerjiye dayanamayacağımız için, İlahi olanla, bize aracı olurlar. Yine aynı nedenle meleklerle irtibat şirk koşmak değildir, tersine hepimizin frekansına göre rehber varlıklar ve koruyucu melekler vardır. Yeterli kuvvetteyse, Allah inancınızın sarsılması zaten mümkün olmayacaktır. Onlar İlahi’den gelen Işık Elçileridir, ve onlarla irtibat, eğer istersek kesinlikle mümkündür.

Koruyucu Meleğinizle İrtibat Yolları:
Zihninizi boşaltın. Ortam az aydınlatılmış, temiz, rahat ve sessiz olsun. İsterseniz meditasyon yapın ya da derin nefesle isteğinize konsantre olun.
Niyetinizi belirtirken, mutlaka “İlahi olanla” ya da “Işığa frekanslı” varlıklarla irtibat isteyin. Size görünen varlığa: “İlahi misin?” diye sorun. Bu varlıklar yalan söyleyemezler.
Rüyalar: Uyumadan önce rüyanızda onunla karşılaşmayı dileyin. Size yardımcı herhangi bir varlık olarak görünecektir. Ona ismini sorun. İsmini öğrenirseniz kimseye söylemeyin. Yardım istediğinizde onu bu isimle çağıracaksınız. Zihninizde ilk beliren ad, ona aittir.
Düşünceler ve Duyular: Çekim Yasası’nı bilen herkes de bilir ki düşünceyle bir çok şeyi gerçekleştirmek mümkündür. Meleğiniz sizinle direk kulağınıza konuşabilir ya da fikirler yoluyla konuşur. Size yol gösteren bazı fikirlerin size ait olmadığını bir şekilde anlarsınız. Ani bir şekilde, bilirsiniz.

Dua Etmek: Dua, niyetlerin seslendirilmiş halidir ve kendi başına bir enerjisi ve maddeye form verme yeteneği vardır. Karşılaşmak için dua edin.
Mektup yazmak: Koruyucu Meleğinize bir mektup yazın. Hayatınızda değiştirmek istediğiniz ne varsa, istek ve niyetlerinizi belirtin ve kendisiyle karşılaşmaya hazır olduğunuzu söyleyin.
Resimlemek: Tüm ruhani varlıklar gibi meleklerin de bir biçimi yoktur. Ona biçim veren insanoğlunun bir biçime sokma çabasıdır ya da kişinin deneyimlerine göre bir form alırlar. Siz nasıl görmek isterseniz, öyle görüneceklerdir. Işık, kanatlı bir varlık, rahibe, rahip, ak sakallı dede, derviş vb.

Yardım istemek: İhtiyaç duyduğunuzda yardım isteyin. Niyetiniz kısa ve öz olsun. Bencil bir niyet değilse, yardım hemen gelir.
Korkmamak: Korku onları uzaklaştırır. Korkunun da bir enerji frekansı vardır ve onları iter. Bazen ayak seslerini duyabilir, yatağınıza oturduğunu hissedebilirsiniz. Sevgi ve temiz bir kalp ile sizi korkutmamasını, ama hep yanınızda olmasını isteyin.

Meleğinizle Çalışma ve Soru Sorma İmajinasyonu:
Bu imajinasyonu Başmeleklerle de yapabilirsiniz. Kesinlikle insanoğlu onlardan da yardım alır. Dinleri çarpıtan kişiler yıllarca böyle dediler bize:
Onlar peygamberlere ve aydınlanmış kişilere gelirler. “Ben küçük ve günahkar bir varlığım, bana mı gelecekler?” diye düşünmeyin.
Gözlerinizi kapatın. Uzun, loş ışıklı, kırmızı halıların olduğu bir koridorda ilerleyin. Her yer bembeyaz ışıkla dolu. Beyaz mermer basamaklardan inin.
Orada bir çok kapı var. Bir kapının üzerinde yardım istediğiniz Başmeleğin ya da kendi koruyucu meleğinizin ismi belirecek.
Hazır olduğunuzda kapıyı çalın. Kapı açılıyor ve sizin imajine ettiğiniz formda meleğiniz karşınızda.
Ona bir soru sorun. Bu soru, “bu dünyadaki görevim nedir? ” olabilir. “Hayatımı olumlu yönde nasıl değiştirebilirim?” olabilir. “Bu işi yapmam hayırlı mı?” olabilir. Terketmeniz ya da bırakmanız gereken şeyler olabilir.
Şimdi, size bir cevap verdi. Bu cevap için teşekkür ettiniz. Kapı kapandı.
Cevap o anda, bir hediye biçiminde, bir yazı şeklinde, bir görüntü şeklinde, bir ses şeklinde gelebilir. O akşam ya da ilerleyen günlerde arkadaşınızın “bunu neden dediğimi bilmiyorum” olarak ifade ettiği şekilde olabilir.
Şunu unutmayın. Bazen biz konuşmayız. Bu durum, enerjiyle ya da ruhsal konularla çalışanlarda sıklıkla olur, bazen saf ama sıradan insanlarda da olur( Zeka engelliler, küçük çocuklar gibi) Size öyle bir şey söylerler ki “mesaj” gibi kafanızda yankılanır.
Bir kaç gün bu işaretlere dikkat edin. Kültürümüzde bir laf vardır: “Söyleyene değil, söyletene bakın” diye.
Emin olan söyleten bazen başkasıdır.

(27)