Menü

Noel'in Gerçek Hikayesi

30 Ocak 2017 - Güncel

Tanrı, altıncı ayda Nazareth adlı Galilee köyünde yaşayan Joseph adlı bir adamla nişanlı bakireye, meleği Gabriel’i (Cebrail) yolladı, bakirenin adı Meryem’di ve Melek ona;

“Sevin, yüceliğe seçildin; Tanrı seninle; sen kadınlar arasında kutsanmış birisin.” dedi. Ama Meryem korkmuştu; Melek devam etti; “Korkma, Tanrı’nın himayesindesin, gebe kalacaksın ve adını İesus koyacağın bir oğlun doğacak; o, büyük birisi, ona Yücelerin Oğlu denecek ve Davut’un tahtı verilecek, krallığının sonu gelmeyecek.”

Meryem sordu;

“Bu nasıl olabilir?”

Melek cevap verdi;

“Kutsal Ruh seninle ve onun yüce kudreti; doğacak olana Tanrı’nın Oğlu diyecekler.”

Meryem başını eğdi ve son sözünü söyledi;

“Bu hizmetçini koru Rabbi; sözlerine göre, isteneni yapmaya hazırım.”

Ve Melek Gabriel (Cebrail) oradan ayrıldı.

Gerçekten de Meryem hamile kaldı, herkes onun hakkında kötü düşünüyordu; Joseph çok üzülüyor ve uzaklaşıyordu; bir gece rüyasında bir melek gördü, melek ona Meryem’den uzaklaşmamasını , onun kutsal ruhu taşıdığını, İesus adlı bir erkek çocuğun doğacağını ve onun toplumu günahlarından kurtaracağını söyledi. Joseph inanmıştı ve Meryem’in yanından ayırmamaya ve korumaya karar verdi. Aradan günler geçti, o çağda Caesar Augustus Roma tahtındaydı ve Suriye Valiliği’ne Quirnius’u atamıştı, yeni Vali herkesin sayılmasını ve nüfus kütüğü yapılmasını istiyordu. Joseph Galiee’den uzaklaşmaya karar vererek, Judea’ya Bethlehem’e gitmeye karar verdi ve hamile eşini de yanına alarak yola çıktı. Bethlehem’e vardıklarında kalacak yer bulamayarak bir ahıra sığındılar; Meryem orada oğlunu doğurdu. Doğum esnasında gökte büyük bir yıldız parladı; oranın kralı olan Herod’a gelen bir haberde doğudan gelen üç bilgenin topraklarına girdiği söylenmişti ayrıca Kral’ın kahinleri Judea’da Yahudiler’in Kralı’nın doğacağını öngörmüşlerdi, bilgeler onları görmeye geliyorlardı. Yıldızı gören Herod, doğumun gerçekleştiğine karar verdi. Bu arada, üç bilge ahıra gelmişler bebeği ve annesini görmüşlerdi, bebeği görür görmez diz çökerek selamladılar ve getirdikleri armağanları verdiler sonra geldikleri yere geri döndüler. O gün, Noel Günü’ydü çünkü İsa doğmuştu…

(1)