Menü

Spielberg'in 'Azınlık Raporu' gerçekmi oluyor?

30 Ocak 2017 - Güncel

Dünyanın önde gelen sinirbilimcilerinden oluşan bir ekip, bir insanın beynine bakarak, o henüz harekete geçmeden davranışlarını okuyabilen güçlü bir teknik geliştirdi
Yönetmen Steven Spielberg’in ünlü bilimkurgu filmi ‘Azınlık Raporu’ gerçek mi oluyor? Filmdeki gibi insanların beyin taramasından geçerek daha suç işlemeden yargılandığı bir dünyanın önü mü açılacak?
Berlin’deki Max Planck Enstitüsü, Londra Üniversitesi ve Oxford Üniversitesi işbirliğiyle dünyanın önde gelen sinirbilimcilerinden oluşan bir ekip, beynine bakarak, bir insanın daha hareket etmeden davranışlarını okuyabilen güçlü bir teknik geliştirdi. Çalışma bilimsel gelişmeler açısından önemli ancak uzmanları bu teknolojinin nasıl kullanılabileceğine dair etik bir tartışmaya da çekiyor.
Ekip araştırmada yüksek çözünürlüklü beyin taraması kullandı. Böylece bir insanın ‘çok yakın gelecekte’ ne yapmayı planladığı ortaya konulabildi. Gönüllülerden ekranda belirecek iki sayıyı toplamaya ya da çıkarmaya karar vermeleri istendi. Sayılar görünmeden önce, gönüllülere fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme adlı beyin taraması yapıldı. Uzmanlar beyin aktivitelerindeki küçük değişiklikleri yakalayan yazılım programını kullanarak, kişinin kararını yüzde 70 doğruluk oranıyla bildi.

Soruşturmalarda kullanılacak
Bu teknolojinin geliştirilmiş versiyonları, daha karışık düşünceleri okuyup, henüz biz onların varlıklarından bilinçli olarak haberdar değilken yakalayabilecek. Bu durumda sistem, hızlı bir şekilde suçlu ve teröristlerin soruşturmalarını aydınlatmakta kullanılabilecek. Bu da ‘Azınlık Raporu’ döneminin başlamasına öncü olabilir.
Ekibin başı Prof. John-Dylan Haynes, olası sonuçlarla ilgili etik tartışmanın şimdi yapılması gerektiğini, bu teknolojinin birkaç yıl içinde kullanılır hale geleceğini söylüyor. Prof. Haynes, “Bunun bir gün zorunlu hale gelmesi tehlikesini görüyoruz, ama geliştirmezsek bazı insanların masumiyetini kanıtlamalarını da engellemiş olu-ruz” diyor. Sistemin ileri versiyonları mahkûmların tahliye öncesi düşüncelerini de değerlendirebilecek.
Ekip bu teknolojiyle sadece düşünerek e-posta gönderip internet kullanabilmenin, akıldan geçen kelime ya da cümleyi bilen işlemcilerle yazı yazabilmenin ve düşünceyle kontrol edilen tekerlekli sandalye, takma uzuv gibi ‘yardımcı cihaz’ların önünün de açılabileceğini belirtiyor.

(0)