Menü

Takımyıldızların Kökeni ve Burçlar Kuşağı

30 Ocak 2017 - Astroloji - Fal

TAKIMYILDIZLARIN KÖKENİ:
Neolitik kültürlere ilişkin bilgimiz(*), Palaeolitik
döneme göre çok daha eksiksizdir. Bu kültürler dünyanın her yerinde özellikle
Amerikan yerlilerince hala varlığını sürdürmektedir. Ayinsel uygulamaların
değişikliğe uğradığı doğrudur, ancak temel dinsel eğilimler hala sürmektedir.
Buna dayanarak büyük bir güvenle, Güneş, Ay, gezegenler, yıldızlar ve yıldız
gruplarının, bu halkların mitolojileri ve dinsel törenleriyle yakından
ilişkilendirildiğini söyleyebiliriz.
Gezegenlerin tersine, yalnızca konumlarının sabit olduğu açık olan, sabit
yıldızlar sayıca o kadar çoktur ki, bir biçimde gruplandırılmaları gerekir.
Bugün bile, keyfi simgeler olan ve yüzyıllar geçtikçe küçük değişikliklere
uğrayan, çoğunlukla kadim çağlardan türemiş takımyıldızlarla
gruplandırılırlar. Birçoğu, Yunan mitolojisinden türetilen adlarla göksel
kürelerle nitelendirir, ancak çok küçük değişikliklerle aynı simgelerin Eski
Mısır, Hindistan, Pers, Fenike, Kalde ve Akad astronomisinde kullanıldığı,
arkeolojik buluntulardan anlaşılmaktadır. Çinliler ve Tibetliler’de ise başka
simgeler kullanılırdı, ancak benzerlikler vardır. Bu kültürlerin çoğunda, Ay’ın
yirmi yedi ya da yirmi sekiz evi vardı(bunlar elbette burçlara oranla
fazladır). Bunlar özellikle Hindistan, İran ve Arabistan astrolojisinde
kullanılıyordu. (Arap sistemi, neredeyse yalnızca bunları kullanır).
Böylelikle, takımyıldızlarının birçoğunun bugünkü kullanımı oldukça eskiye
dayanır. Batlamyus, bunlardan kırk sekizini 1,022 sabit yıldızın enlemi ve
boylamının verildiği, “Catalogue” adlı eserinde (İ.S 137) alfabetik sıraya göre
listelemiştir. Ancak, yıldızların konumlarının olmadığı benzer bir
takımyıldızlar listesi, daha önceki tarihlere ilişkin bilgiler içerdiği ve İ.Ö
270’de yayımladığı söylenilen, Aratus’un “Phenomenia”’sında verilmiştir.
Uzakdoğu’da, Japonya, Çin ve Tibet’te farklı bir simgeler dizisi oluşturulmuştu.
Burçlar kuşağının 12 burcu sıçan, öküz, kaplan, tavşan, ejderha, yılan, at,
koyun, maymun, horoz, köpek ve domuz olarak belirlenmişti.Bunlardan yalnızca
ikincisi Doğu ve Batı kültürlerindeki benzerdir. Ancak, bu farklı simgeler
Doğu’da ve Batı’da neredeyse benzer anlamlar taşırdı.

BURÇLAR KUŞAÐI (ZODYAK):
Burçlarla, burçlar kuşağı aynı şey değildir. Burçlar
kuşağı, Güneş, Ay ve gezegenlerin izlediği yoldur. Güneş bu devreyi bir yılda,
Ay ise yirmi sekiz günde tamamlar. Gezegenler ise farklı sürelerde tamamlarlar.
Burçlar kuşağı artık, astronomide kullanılmamaktadır, ancak astrolojide
önemlidir. Burçlar kuşağı, burç adı verilen on iki eşit parçaya bölünür. Ne
yazık ki, bu simgelere bir zamanlar rastlaştıkları burçlar kuşağının on iki
takımyıldızının adı verilmiştir. Gün-tün eşitliğinin (ekinoks) presesyon’u(**)
nedeniyle, burçlar kuşağı takımyıldızları arasında derece derece
geriye kayar. Burçlar kuşağının simgeleri takımyıldızlarla, İsa döneminde
rastlaştı. Yetkililer zaman konusunda görüş birliğine varmış değiller;
bazılarına göre 200 yıl önce ya da sonrasına rastlar. Batıda bugün bildiğimiz
astrolojinin bu rastlaşma tarihinden daha erken olma olasılığı azdır ancak bugün
bile astrolojinin farklı birkaç sistemi olduğu unutulmamalıdır.

(*)Neolitik kültürlere ilişkin bilgimiz : Neolitik dönem (Cilalı Taş Çağı) kuzeybatı
Avrupa’da İ.Ö 2500’de başladı. Mısır ve Mezopotamya’da ise daha önce
başlamıştır. İnsanoğlu Mısır’da Yontma Taş Çağı’ndan Bronz Çağı’na doğrudan
geçmiş olabilir. Neolitik buluşların tümü, büyük olasılıkla, başka bir yerde
rastlanmayan ek özellikleriyle İ.Ö 6000 ve yine olasılıkla, İ.Ö 8000’de Mısır’da
görülür. H. G. Wells, Cilalı Taş Çağı’nın başlangıcının, İ.Ö 12 bin ile İ.Ö 20
bin arasında bir dönem olduğunu öne sürer. Neolitik dönem, kuzeydoğu Avrupa’da
İ.Ö 1800’de bakır kullanılmaya başlanana kadar sürmüştür.
Neolitik kültürün belirgin özellikleri, çiftçilik, hayvanların ehlileştirilmesi,
çömlekçilik, çakmaktaşlarının cilalanması, sepet yapımı ve dokumacılık, çamur
sıvalı kulübeler, uzun koridorlar ya da anıt mezarlar, takvim ve tanrı-kralının
bir dizi ayinsel etkinliklerle kurban verilmesidir. Gerçekte kurban verilip
verilmediği tartışmaya açıktır. Edilmiyorsa da, kimi halklar tarafından bu
uygulama yozlaştırılıp gerçekten kurban verilmeye varmış olabilir.

(**)Presesyon : Dünya’nın dönme ekseninin ortalama kutup çevresinde ağır ağır
dönmesi, bir koni hareketi yapması. Bir presesyon turu yaklaşık 26 bin yılda
tamamlanır.

(19)