Menü

120 Milyon Yıllık Harita

30 Ocak 2017 - Diğer

İmkansız gibi görünüyor. Bashkir State Universitesinin bilimadamları ileri derecede gelişmiş ve çok eski bir uygarlığa ait kesin kanıtlara ulaştılar. Konu 1999 yılında bulunan muazzam levha; bölgenin resmi, levha üzerine bilinmeyen bir teknoloji tarafından tam olarak yapılmış. Bu gerçek bir kabartma harita. Bugünün ordularında hemen hemen aynı tip haritalar kullanılmakta. Harita , sivil mühendislik çalışmalarını içeriyor: yaklaşık 12,000 kilometrelik kanallar sistemi, su bentleri, güçlü barajlar. Kanallardan çokta uzak olmayan baklava biçimli yerler görünüyor. Harita aynı zamanda bazı yazıtlar içeriyor. Hatta sayısız yazıtlar. İlk başta, bilim adamları bunların eski Çin diline ait olduğunu düşündüler. Daha sonra bunların hieroglyphic-syllabic (hiyoroglif-hece) sistemine dahil bilinmeyen bir dil olduğu fikrine sahip oldular. Bilim adamları okumayı başaramadılar…

“Daha çok anladığım, aslında hiçbirşey bilmiyor olduğumdu,” diyor Bashkir State üniversitesinden fiziksel ve matematiksel bilim doktoru Alexandr Chuvyrov. Yani Chuvyrov sansasyonel bir keşif yapmıştı. 1995 yılında , profesör ve China Huan Hun’daki eski öğrencilerinden biriyle birlikte Eski Çin halkının Sibirya ve Ural bölgesine göçleri ile ilgili hipotezi araştırmaya karar verdiler. Bashkiria doğru yaptıkları yolculuk sırasında , eski Çin dilini içeren birkaç taş yazıt buldular. Bu buluntular Çinlilerin göç etmesiyle ilgili hipotezi doğruluyordu. Yazıtlar okunabiliyordu. Çoğunlukla ticari kayıtlar, ölüm ve evlilik kayıtlarını içeriyorlardı.

Yine de, 18.ci yüzyılda Ufa valisinin araştırmalar sırasında aldığı notlarda vardı. 200 civarında sıradışı ,üzerinde çizimler olan plakaların Nurimanov bölgesindeki Chandar köyü yakınlarında olduğunu not etmişti. Chuvyrov ve meslektaşı ilk önce bunların Eski Çin göçüyle ilişkilendirmişti. 17 ve 18.ci yüzyıllara ait arşiv notları, Rus bilim adamlarının Ural bölgesinde yaptıkları araştırmalarda, üzerinde işaretler ve kalıplar olan 200 beyaz plakayı inceledikleri ve 20.ci yüzyıl başlarında Arkeolog A.Schmidt’in birkaç beyaz plakayı Bashkirada gördüğünden bahsediyordu. Bu bilim adamlarının araştırmaya başlamalarına neden oldu. 1998 yılında öğrencilerinden oluşan bir ekiple birlikte Chuvyrov araştırmayı ilerletmeye karar verdi. Bir helikopter kiraladı, ve ilk araştırmayı plakaların bulunduğu söylenen yerlerde bir uçuş gerçekleştirerek yaptı. Buna rağmen, bunca çaba plakaları bulmaya yetmedi. Chuvyrov hayal kırıklığına uğramıştı ve hatta plakaların sadece güzel bir söylence olabileceğini düşünmüştü.

Beklenmedik bir şans. Chuvyrov’un köye yaptığı ziyaretlerden birinde, bölgesel tarım konseyinin eski başkanı Vladimir Krainov, ( Schimidt daha önce Krainov’un babasının evinde bulunmuştu) kendisine gelerek “Taş plakalar için araştırma yapıyormuşsun? Benim avlumda birkaç tane değişik plaka var” diye söyler. Chuvyrov, “İlk önce, bu haberi ciddiye almadım” diyor. ” Buna rağmen, gidip görmeye karar verdim. Tarihi tam olarak hatırlıyorum: 21 Temmuz 1999. Evin sundurmasının altında , birkaç ezik ve kırığı olan bir plaka duruyordu. Plaka çok ağırdı ve yerinden oynatamadık. O nedenle, Ufa kentine yardım istemeye gittim“ diye anlatıyor.

Bir hafta içinde Chandar’da çalışmalar başladı. Bulunduğu yerden çıkarıldıktan sonra taş plaka boyutları ölçüldü: 148 santimetre yüksekliğinde, 106 santimetre genişliğinde ve 16 santimetre kalınlığındaydı. Yaklaşık 1 ton ağırlığındaydı. Tahta çubuklar üzerinde kaydırılarak yerinden çıkarıdı. Bulunan şeye “Dashka’nın taşı” adı verildi ve (Alexandr Chuvyrov’un torunu bir gün önce dünyaya gelmişti.) araştırma için üniversiteye götürüldü. Topraktan temizlendikten sonra, bilim adamları gözlerine inanamadılar… “İlk görüş” diyor Chuvyrov ” Anladımki bu sadece bir taş parçası değildi, fakat gerçek bir haritaydı ve sıradan bir harita değildi, üç-boyutlu bir haritaydı. Bunu kendinizde görebilirsiniz”

“Bölgeleri nasıl tanıdık? İlk başta, haritanın çok eski olabileceğini düşünmedik. Büyük şans olarak, Bashkira’nın rölyefi milyonlarca yıldır fazla bir değişikliğe uğramamıştı. Ufa zirvesini tanıyabildik, Ufa kanyonu kanıtlarımızda en önemli nokta oldu, çünkü jeolojik olarak araştırmalarımız sonucunda bu plakanın çok eski bir harita olduğunu ortaya koydu. Çünkü kanyondaki yerinden çıkarıldıktan sonra, doğudan buraya taşınmıştı. Bir grup haritacılık, fizik, matematik, jeoloji, kimya ve eski Çin dilleri konusunda uzman Rus ve Çinli araştırmacı , plakanın Ural Bölgesinin haritasını içerdiğini, Belya, Ufimka ve Sutolka nehirlerinide kapsadığını buldular. Alexandr Chuvyrov gazetecilere taşı gösterdi. “Ufa kanyonu görünüyor Yer kabuğundaki bu kırık, Ufa şehri ile Sterlitimak şehri arasında uzanıyor. Tam orda Urshak nehri eski kanyon boyunca uzanıyor. ” diyor. Harita 1: 1.1km ölçeğinde yapılmış.

Plakanın jeolojik yapısı belirlenmiş durumda. 3 katmandan oluşuyor. Taban 14 santimetre kalınlığında en sağlam dolomiteden(1) (beyaz mermer), ikinci katman ise en ilginç olanı, diopside(2) camından yapılmıştı. Modern bilim tarafından bilinmeyen bir teknoloji ! Aslında harita bu katman üzerine çizilmiş. Üçüncü katman ise 2 milimetre kalınlığında kalsiyum porselenden yapılmış ve haritayı dış etkilerden korumakta.

“Bu farkedilmeli” diyor profesör ” rölyef eski çağ taş oymacı tarafından yapılmamış. Bu imkansız. Bir makine ile yapılmış olduğu apaçık ortada. “şeklinde ekliyor. Ve X-ışın fotoğrafları plakanın yapay orjinli olduğunu ve belli aletlerle yapılmış olabileceğini ortaya koymuş.

Bilim adamları ilk incelediklerinde, bu eski haritanın, eski Çin zamanında yapılmış olabileceğini varsaydılar, çünkü üzerindeki yazılar düşey olarak yazılmıştı. İyi biliniyor ki, 3.cü yüzyıl öncesinde kullanılan eski Çin dilinde düşey literatür kullanılmıştı. Bunun üzerine, Chuvyrov varsayımı araştırmak için Çin İmparatorluk kütüphanesini ziyaret etti. Kütüphanenin verdiği 40 dakikalık izin sırasında, birkaç nadide bulunan eseri inceledi, fakat hiçbiri plakadaki literatürü içermiyordu. Daha sonra Hunan üniversitesindeki meslektaşlarını ziyaret etti. Beraber yaptıkları çalışma sonucunda , porselen kaplı plakaların Çinde hiçbir zaman kullanılmadığına karar verdiler. Yazıları çözmek için harcanan tüm çaba sonuçsuz kalmıştı. Yazılar hieroglyphic-syllabic (hiyeroglif-hece) literatürünün dışında kalıyordu. Buna rağmen Chuvyrov, bir tek şifrenin manasını çözmüştü: Bugünkü Ufa kentinin bulunduğu enlemin karşılığı.

Plaka üzerinde yapılan araştırmalar daha çok sırrı ortaya çıkardı. Harita da, dev bir sulama sistemi görülebiliyordu: nehirlere eklenmiş, 2 adet 500 metre genişliğinde kanal sistemi, her biri, 300-500 metre genişliğinde, yaklaşık 10 kilometre uzunluğunda ve 3 kilometre derinliğinde 12 adet baraj bulunuyordu. Barajlar suyun her iki tarafa dönmesinde yardımcı oluyor ve inşaatları sırasında 1 katrilyon metreküp toprak taşınmış olmalıydı. Mukayese edilecek olursa, Volga-Don kanal sistemi sanki bugünün rölyefine çizilmiş. Bir fizikçi, Alexandr Chuvyrov’a göre, insanoğlu haritadaki yapının ancak ufak bir kısmını yapabilir. Haritaya göre, başlangıçtan beri, Belaya nehri yapay bir nehir yatağında akıyordu.

Plakanın tam yaşını hesaplamak oldukça zor. İlk olarak , radyokarbon analizleri yapıldı, ardından plakanın katmanları uranyum kronometer ile incelendi. Araştırmalar farklı sonuçlar verdi ve plakanın yaşı tam olarak netlik kazanamadı. Plakanın incelenmesi sırasında, yüzeyinde iki deniz kabuğu bulundu. Biri, Naciopsinamunitus of Gyrodeidae ailesindendi ve yaklaşık 500 milyon yıllıktı, diğeri ise Ecculiomphalus princeps of Ecculiomphalus alt ailesindendi ve yaklaşık 120 milyon yıllıktı. Yani yaş olarak “işleyen versiyon” kabul edildi. “Harita muhtemelen Dünya’nın manyetik kutbu bugünün Franz Josef topraklarındayken, tam olarak 120 milyon yıl önce yapılmış olmalı ” diyor Profesör Chuvyrov ve ekliyor “Harita geleneksel insan anlayışının ötesinde ve kullanabilmek için uzun bir zamana ihtiyacımız var. Kendi mucizemizi kullanabiliriz. İlk başlarda, taşın 3000 yıllık olabileceğini düşündük. Buna rağmen yaşı yavaş yavaş büyüdü , ta ki biz deniz kabuklarının taşın üzerinde bazı şeyleri işaretlediğini anlayana dek. Kim harita yapıldığında kabukların canlı olduğunu dair garanti verebilir? Harita’nın yapımcısı muhtemelen taşlaşmış halde bulmuş olabilir.”

Bashkirde bulunana materyaller , Visconsin-Amerika’daki Tarihi haritacılık araştırma merkezinde incelendi ve Amerikalılar şaşkına döndü. Uzlaştıkları nokta bu haritanın sadece tek bir yolla yapılabileceği şeklindeydi, – denizcilik için yapılmış olan bir harita ancak uzay seferleri sayesinde yapılabilmiş. Zaten, şuan Amerikada Dünya’nın üç boyutlu haritasının yapımı ile uğraşılmakta. Bununla beraber, Amerikalılar Dünya haritasını 2010 yılında bitirmeyi planlıyorlar. Asıl sorun, böyle bir üç boyutlu haritanın yapılabilmesi için, zorunlu olarak çok fazla şekil üzerinde çalışmak gerekiyor. Chuvyrov’a “Örneğin , bir dağın haritasını yapmak istesek?” şeklinde bir soru yöneltildiğinde, “Bu gibi haritaları yapmak için teknoloji süper-güçlü bilgisayarlara ve uzay mekiği ile yapılacak bir sefere ihtiyaç duyuyor. “diyor. “Peki bu haritayı kim yaptı?” şeklindeki soruya ise, temkinli bir şekilde “UFO’lar ve dünya dışılar hakkında konuşmayı sevmiyorum. İzin verin haritanın yapımcısını basitçe, The Creator diyelim” diyor.

Görünen o ki, her kim ve ne zaman yaptıysa sadece hava yolu kullanıyormuş : Haritada hiç yol yok. Veya muhtemelen su yollarını kullanıyorlardı. Ve düşünecek olursak, bu eski haritayı yapanlar bu bölgede yaşamıyorlardı. Sadece sulama amaçlı yapılmış bir toprak parçası. En olası fikir bu görünüyor.

Harita üzerindeki son araştırmalar yeni sansasyonları beraberinde getiriyor. Artık bilim adamları, haritanın sadece büyük bir Dünya haritasının parçası olduğundan eminler. Bazı hipotezlere göre, toplam 348 parçadan oluşuyordu. Diğer parçalarda yakın yerlerde olmalı. Chandar’ın dış mahallerinde, bilim adamları 400’den fazla örnek aldılar ve gerikalan haritanın bulunabileceği yer Sokolinaya Dağı geçidi olarak ortaya çıktı. Buna rağmen buzul çağı sırasında parçalara ayrılmıştı. Fakat eğer bilim adamları “Mozaik”‘leri birleştirmeyi başarabilirse, harita 340m x 340m boyutlarında olacak. Materyaller toplandıktan sonra, Chuvyrov aynı bölgede bir araştırma yaptı ve 4 parça incelenebildi. Bir tanesi Chandar’daki bir evin altında, diğeri tüccar Khasanov’un evinin altında, üçüncüsü , bir köy banyosunun altında, dördüncüsü ise bir demiryolu köprüsünün altında.

(11)