Menü

Agarta – 17

30 Ocak 2017 - Agarta

Kaynak : Agarta-Yeraltı Devleti, Bilim Araştırma Merkezi
c- Kutsal Dağlar ve Kayıp Kentler :
Dünya üzerindeki birçok dağın “tanrılar” ın yurdu oldukları düşünülür. Bu, bilhassa Hindistan için geçerlidir.
Hindular, Nanda Devi, Kailas, Kançencanga ve diğer birçok yüksek tepenin ilahî anlam taşıdıklarına inanırlar. Onlara göre dağlar tanrıların yaşam mekânlarıdır. Dahası, sadece tepeleri değil, dağların içlerini de kutsal sayarlar.
Şiva’ nın tahtının Kailas (Kang rimpoche) Dağı’ nda olduğunu söylenir. Ayrıca, Kançencanga üzerine Şiva’ nın gökten indiği de kabul edilir. Tanrıça Lakshmi’ nin ise, Şiva’ nın aksine, bu tepeden cennete yükseldiğine inanılır. Bu efsanelerin analizi sonucunda kişi, insanların arasından tanrıların yaşadığı zamana ait geçmiş bir devirde, iki yönlü bir hava ya da uzay trafiği sürdüğü izlemine kapılıyor.
Medeniyetin ilk ışıklarının ağarmasıyla birlikte, insanlığın vahşetten kurtulmasından bu yana iyilik sever, güçlü tanrılara karşı bir inanç belirdi. Dünyanın belirli bölgeleri ve göklerdeki yaşam yerleri bu uzaylı varlıklara atfedildi.
Eski Yunanistan’ da, Parnas ve Olimpos Dağları’ nın tanrıların tahtları olduğu düşünülürdü.
Mahabharata’ ya göre, Asuralar göklerde yaşarken Paulomalar ve Kalakanjalar, uzayda yüzmekte olan altın kent Hiranyapura’ da yerleşmişlerdi. Aynı zamanda, Asuralar’ ın yeraltı sarayları da vardı. Uçan yaratıklar Nagalar ve Garudalar’ ın da buna benzer yeraltı yaşam merkezleri mevcuttu. Acaba bu efsaneler, alegorik anlamda uzay platformları, kozmik uçuşlar ve dünyadaki uzay hangarlarından mı bahsediyorlar.
Puranalar, Uzay Boyutları’ nın Ataları (The Ancients of Space Dimensions) olan “Sanakadikalar” dan söz eder. Geçmiş zamanlarda uzay gezilerinin yapılmış olması ihtimalini kabul etmezsek bu varlıklar bir gizem olarak kalacaklardır.
Astronomi olmadan yıldızlararası ulaşım imkânsız olduğuna göre, Atala’ nın (yoksa “Atlan” mı?) idarecilerinden Maya’ nın, astronomiyi güneş-tanrı’ dan almış olduğunu belirten Surya Siddhanta, sanki bu bilgin kişinin, kozmik bir köke bağlı olduğunu ima eder.
Tanrılar; Yunanlı, Mısırlı ya da Hindli de olsalar, istisnasız olarak insana işe yarar bilgiler veren ve kritik anlarda onu uyaran velinimet olarak görünürler.
Hint metinleri, dünyanın merkezi olan Meru Dağı’ ndan söz ederler. Bu dağ bir yandan Tibet’ teki Kailes Dağı ile tanımlanırken, diğer yandan dünyadan 411,000 mil yüksekliğe ulaştığı da söylenir. Yoksa, Kailas Dağı, Atlantis’ in son afetle yok olmasından önceki tarihlerde dahi mevcut olan ve uzaya açılan bir geçit midir?

(2)