Menü

Ciritias Diyalogları – 07

30 Ocak 2017 - Ciritias Diyalogları

Şimdi size olayı tarif edeceğim. Burası doğa ile süslenmiş, çalışkan bir sürü kral ve onları generasyonu ile büyük bir bölümü dikdörtgen şeklinde ve boyu eninden fazla, dairesel bir hendek çevresinde yer alıyor. Bu hendeğin eni, derinliği ve uzunluğu inanılmaz boyutta. Uzun bir süre çalışılmış olmanın izlenimini yaratıyor. İlaveleri olmasına rağmen bir sahtecilik havası vermiyor. 100 feet kadar derine kazılmış, genişliği ise her yerde bir stadyum büyüklüğü kadar. Tüm ovayı çevreliyor ve 10.000 feet uzunluğunda. Dağlardan gelen akarsuları içeriyor. Ovayı dönerek şehre ulaşıyor ve sonunda deniz ile birleşiyor.

İç kısımlarda aynı şekilde 100 feet eninde kanallar ovayı bölerek hendekle buluşuyor. Ve denize ulaşıyor. Bu kanallar 100 feet aralıklarla kurulu. Bunlarla ağaç ve kereste dağlardan şehre ulaşıyor. Meyveler gemilerle taşınıyor. Çapraz geçitler kanalları kesiyor ve şehre giriyor. Yılda iki kez yağmurların ve kışın armağanı olarak meyve toplanıyor. Ve yazın kanallarda bulunun ve ırmaklarla sağlanan su toprağı suluyor.

Nüfus oranı,her paylaşım bölgesi bir lider bularak uygun bir askeri güç oluşturuyor. Bir paylaşım bölgesi 10 feet kare kadar. Tüm paylaşım bölgelerinin toplamı 60.000 kadar dağlarda ve şehir dışında yaşayanlarda büyük kalabalıklar oluşturuyor. Bunlarda paylaştırılmış. Her birine bir lider tahsis edilerek bölgelerinin ve köylerinin yönetimi sağlanmış. Lider olası bir savaş için 6 savaş arabası, 10.000 kadar savaşçı, iki at sürücüleri ile birlikte, bir çift savaş arabası atı sürücüsüz, bir at bakıcısı ki gerektiğinde savaşabilecek ve yiyecek taşıyabilecek ve silahlı adamların ardından iki ata yön verecek bir arabacı iki ağır silahlı asker, 2 sapancı,3 taş atıcı,3 mızrak atıcısı hafif silahlı olacak ve 4 denizci 1200 tekneyi tamamlayabilen bulunuyor.

Bu anlatılan kraliyet şehrini askeri gücü, diğer 9 paylaşım bölgesi ise bazı farklılıklar gösterse bile onları saymak yorucu olabilir. Kendi bölgesindeki her kral kendi şehrine sahip ve halkı üzerine mutlak güç sahibi, yaşama gücüne, istediğini cezalandırma ve öldürme hakkına sahip. Aralarındaki rütbe farkına ve ikili ilişkilere göre Poseıdon’un emirleri onlara yardımcı oluyor. Bunlar ilk krallar tarafından orıchalcum sütunlara yazılmış ve adanın ortasına yerleştirilmiş. Poseıdon’un tapınağında krallar nereye toplanırsa her 5 veya 6 yılda , her tek veya çift sayıya eşit onur veriliyor.

Ne zaman krallar bir araya gelseler ortak çıkarlarını tartışırlardı. Eğer biri günah işlemişse soruşturuluyor, yargıya havale edilir ve birbirlerine kefil olunurdu. Tapınakta dizilen iri yarı adamlar olur. 10 kral tapınakta yalnız bırakılır, tanrıya dualar yapıldıktan sonra, ona uygun kurban yakalanır, iri yarı adamlara teslim edilir. Onlara silah verilmez ancak tahta ve kement verilirdi. Kurbanını yakalayan avcı sütunun tepesinde çıkar ve kutsal bir kanıt gibi boğazını kestiği kurbanın kanını aşağıya akıtırdı.

Sütunda, yasaların dışında, söz dinlemeyecek için yemin, yalvarma yazısı bulunurdu. Öldürmeden sonra buna alışık olan avcı organlarını yakar. Bir çanak şarap doldurur., içine akıtılan bir yudum kan tüm sütunlarda dolaşır ve içilir. Diğer suçlular daha sonra ateşe atılırdı. Altın çanaktan içki içilir ve her şey ateşe itilaf edilirdi. Sütunların yasasına göre yargılama yapılacağına yemin edilir. Günah işlemiş olanlar cezalandırılır, kurallara karşı gelenler, onlara emir verenler verilen emirlere uymayanlar, babaları Poseodon’un yasalara uymayanların cezalandırılacağı bildirilir. Bu kendilerine ve torunlarına önerdikleri ibadet şekliydi. Aynı zamanda içmek ve kupayı tanrılarına adamak ve onun tapınağında içmek, ne zaman tatmin olur ve kurbanın yakıldığı ateş sönerse herkes en güzel gök mavisi gök mavisi giysileri giyer. Yere oturur, kurbanın ateşindeki köz üzerine yemin eder. Tapınaktaki ateşi söndürür. Adalet alır ve verir. Eğer herhangi bir suçlama getirirse, kendi cümlelerini gün yarısında altın tabletlere yazar ve cüppelerini anıt olarak adarlardı.

(3)