Menü

Dünyanın En Gizemli 10 Nesnesi

30 Ocak 2017 - Güncel

Focus dergisi bugünün teknolojisiyle bile üretilmesi ve açıklanması
zor olan gizemli nesnelerden bazılarını tanıttı.

Geleceği gören harita

Coğrafya ve harita uzmanı ünlü Türk denizci Piri Reis’in 1513’te çizdiği
Afrika, Amerika ve Güney Kutbu’nu gösteren harita, ortaya çıkarıldığı 1929
yılında ortalığı karıştırdı. Çünkü Güney Kutbu’nun keşfi, haritanın
çizilmesinden çok sonra, yani 1818’de gerçekleşmişti. Dahası, Piri Reis’in
haritası, kıtanın buz altında kalmış sahil kesimlerini de gösteriyordu.
Ancak kıta üzerindeki buzlar, haritanın çizilmesinden tam 6 bin yıl önce
erimişti.

2 bin yıllık pil

Alman arkeolog Wilhelm Konig tarafından 1938’de Irak’ın başkenti Bağdat’ın
yakınlarında bulunan 2 bin yıllık pil, bilim adamlarını şaşkına düşürdü.
Konig, 13 santimetre boyundaki toprak bir kabin içine monte edilmiş bir
bakir silindir, onun etrafındaki demir çubuk ve testinin ağzını kapatan
asfalttan oluşan bu nesneyi “dünyanın en eski pili” olarak tanımladı. Pilin
2 volt enerji ürettiği saptanırken, 1800’lü yıllarda modern pili icat eden
Alessandro Volta adlı İtalyan kontunun da şöhretine gölge düştü.

Bir nevi bilgisayar

1900 yılında Girit açıklarındaki bir batıkta araştırma yapan bilim adamları
ilginç bir cisme rastladı. Tahta bir muhafazanın içine yerleştirilmiş bir
dizi bronz dişliden oluşan bu garip nesnenin kasası, yüzeye çıkarıldığı anda
dağıldı ve cihazın içindeki karmaşık yapı ortaya çıktı. Yapılan çalışmaların
ardından, bu aygıtın Ay, Güneş ve diğer gezegenlerin konumlarını hesaplamak
ve istendiği anda bunların pozisyonlarına yönelik tahminlerde bulunmak için
geliştirildiği anlaşıldı.

Gizemli kuru kafa

Maya dönemine ait 1000 yıllık bu kristal kuru kafa, tek bir blok kristal
üzerine oyma olarak yapılmış. Nasıl yapıldığı hala anlaşılamayan kuru
kafanın altından tutulan ışık, doğrudan göz çukurundan yansıyor. Bu
teknolojinin bugün bile mümkün olmadığı söyleniyor.

Alüminyumdan kemer tokası

M.S. 300’lü yıllarda ölen Çinli general Çou Çou’nun mezarında 1956 yılında
bulunan kemerin tokası, yüzde 85 oranında alüminyumdan yapılmış. Ama doğada
sadece bileşik olarak bulunan alüminyumun diğer maddelerden ayrıştırılarak
tek bir madde olarak kullanılabilmesi ilk kez 19. yüzyılda mümkün olmuştu.

1000 yılda yapılan kent

Pasifik Okyanusu’ndaki Mikronezya adası yakınlarına kurulu antik Nan Madol
kentinin inşası, M.Ö 200’de başladı ve 1000 yıl sürdü. 250 milyon tonluk dev
bazalt bloklar kullanılarak yapılan bu kent, 100 yapay adayı kanallarla
birbirine bağlıyor. Bu kadar bazaltın bölgeye nasıl getirildiği ise hâlâ
sır.

Uzaylılara iniş pisti

Peru’nun Pampa sahilindeki 450 kilometrekarelik alan üzerine çizili
motifler, M.Ö. 300 ile M.S. 600 arasındaki dönemi kapsayan hayvan ve bitki
şekillerini resmediyor. Nazca medeniyeti tarafından yapıldığı düşünülen bu
garip motiflerin, uzaylılar için bir iniş pisti vazifesi gördüğü öne
sürülüyor.

Concorde’un atası

M.Ö 200’de yapıldığı sanılan bu nesne, 1898 yılında Mısır’da bir lahitte
bulundu. Ancak gerçek uçaklar icat edilene kadar ne olduğu konusunda kimse
bir fikir beyan edememişti. 1972’de arkeolog Halil Mesiha bunun bir model
uçak olduğunu, mükemmel bir aerodinamiğinin bulunduğunu ve kanatlarının
Concorde’u andırdığını iddia etti.

Çekicin sırrı

Tahta sap ve demir tokmaktan oluşan bu çekiç, 1936’da Teksas’ta 400-500
milyon yıllık bir kayanın içine gömülü olarak bulundu. Modern bir aletin
tarih öncesi bir kaya kütlesinin içine nasıl girdiği bir yana, çekiçte
kullanılan demirin günümüz demirlerinden bile saf olması bilim adamlarını
hayrete düşürdü.

Harçsız taş set

Peru’nun Cusco bölgesindeki bir Inka kalesinin etrafını 360 metre boyunca
zikzak yaparak saran 9 metrelik setlerin yapımında, tanesi 300 tona varan
kireçtaşı blokları kullanılmış. Ancak hiç harç kullanılmamasına rağmen bu
kayalar, arasına bıçak bile sokulamayacak kadar mükemmel yerleştirilmiş

(6)