Menü

Psişik Sanat

30 Ocak 2017 - Parapsikoloji

Ünlü ressam Pablo Picasso, 1973’te öldükten 3 ay sonra, resimleri tanınmış İngiliz medyum Matthew Manning aracılığıyla yapıldı. Manning, Picasso’nun ölümünden itibaren, hep onunla ruhsal bir ilişki kurmak istiyordu. Sonunda bu isteği gerçekleşti. Manning’in temasa geçtiği ruh, ona harikulade resimler yaptırıyordu. Eserin altında bir imza göze çarpıyordu: Picasso…

Psişik sanat her zaman, ruhçuların çok ilgisini çekmiş bir konudur. Birçokları, bu yolla gelen eserleri, sanatçının çalışmalarına öbür dünyada bile devam ettiklerinin kanıtı sayılıyor. Bazıları da, bilinçaltı yaratıcılığının bir belirtisi olarak görüyorlar. “Kendiliğinden sanatın” veya “ruhsal ressamlığın” örnekleri, ünlü ressamların stili açısından çok önemlidir. Araştırmacılar, bu örneklerin, ünlü ressamların yaşarken verdikleri eserlere stil açısından son derece benzediğini belirtiyorlar. Matthew Manning, 1970’li yılların başında, daha genç bir delikanlı iken, ruhsal yolla birçok taslak çizimler, yağlıboya ve karakalem tablolar yaptı. Bu koleksiyonu gören bir yayınevi sahibi, onun çok özel bir kişi olduğunu düşündü. Bu nedenle, Manning’in ilk kitabi olan “Bağlantı”’yı yayınladı. Manning, belirttiğine göre, kucağında bir bloknot ve elinde bir karakalem sessizce oturuyor ve ilişki kurmak istediği ressama konsantre oluyor. Bu durumlarda asla, transa girmediğini belirtiyor. Yani, çevresinde olup biten herşeyden haberdar olduğunu söylüyor. Kısa bir zaman sonra, elindeki kalem hareket etmeye başlıyor. Genellikle bu çizgiler, kağıdın ortasından başlıyor. Sonunda çok iyi planlanmış olduğu anlaşılan resim, tüm kağıdı kaplıyor. Manning, yeni eserleri çok hızlı bir şekilde oluşturabiliyor. Genellikle eskiz çalışmıyor. Dolayısıyla eser, bir anda özgür bir şekilde ortaya çıkıyor. Çizim sırasında, herhangi bir hata söz konusu olursa, bu da hemen o anda düzeltiliyor. Manning, bir eseri tamamlamak için, kendisine 1-2 saatin yeterli olduğunu söylüyor. Oysa, yaşamakta olan birçok ressam, benzer bir eseri, ancak 6-8 saatte tamamlayabilir. Üstelik, bunların, aynı yüksek kaliteyi göstermeleri de pek mümkün olmuyor. Bazı resimlerin altında imzaya bile rastlanıyor. Fakat bazen de, resim, Manning’in ilişki kurmak istediği ölmüş ressamın stiline çok benzese de, imza görülmüyor. Manning, bu tür durumlarda başka bir ruhun ya da ressamın bir öğrencisinin resimleri yaptırdığını söylüyor. Özellikle, tanınmış ressamlarla ilgili kurduğu ilişkilerin çok belirgin özellikleri var. Manning, “Hiçbir ilişki, beni Picasso’nunki kadar yormuyor. Onun bir çizimini yaparken, birkaç dakika içinde öylesine yorgun düşüyorum ki, 24 saat boyunca başka hiçbirşey yapamıyorum…” diyor. Öyle ki, Manning, Picasso ile ilk kez 1973’te ilişkiye geçtiğinde eline çok güçlü bir enerji yüklendi ve kullandığı kalemlerin uçları kırıldı. Çizim birden durduğunda, Manning, esere baktı ve bunun bir Picasso ürünü olduğunu hemen anladı. Resim, tipik Picasso stilindeydi. Çizgiler, cesur ve kuvvetliydi. Picasso, renkleri kullanırken yanılmayan birkaç ressamdan biridir. Matthew Manning’in elini yönelterek istediği renkte keçe uçlu kalemi seçtiriyor. Manning ile ilişki kuran diğer sanatçılar ise, karakalem veya çini mürekkebi tercih ediyorlar. Manning’in imzalı koleksiyonu arasında Leonardo Da Vinci, Pablo Picasso, Arthur Rackham, Paul Klee, Albercht Dürer, Aubrey Breardsley, Beatrix Potter, Keble Martin ve Elizabeth devri minyatür sanatçılarından Isaac Oliver’in resimleri vardır.

1978 Mart’ında Brezilyalı Luiz Gasparetto BCC televizyonunun “Nationwide” programına çıktı. Milyonlarca kişi, ekranları başında onu izledi. Gasparetto, transa girdi ve kısa zamanda resmi tamamladı. Program sırasında, aynı anda iki eliyle, iki ayrı resim üzerinde çalıştığı da görüldü. Sonuçta, olağanüstü mükemmellikte yağlı boya tablolar yaptı. Ancak, tümünü baş aşağı olarak ve öyle hızlı bir şekilde yapıyordu ki, birçok TV izleyicisi BBC’nin programa hile kattığını düşündü. Programın sonunda, ortaya “yeni” Renoir’lar, Cezanne’lar ve Picasso’lar çıkmıştı.

(7)